Pazartesi, 04 Temmuz 2016 14:42

Ne olmuş adamıza?

Ögeyi değerlendirin
(1 Oylayın)
Büyükada açık otoparkı (!) Büyükada açık otoparkı (!)

Adalı Dergisi’ndeki yazılarıma dokuz ay ara verip, yeni kitabımın yazımı için çalıştım. Her yeni çıkan kitabımı evladım gibi sevdiğimden dokuz aylık süre sonunda doğan evladımın adını “Prinkipo Mezeleri” koydum. Sevindirici olan bir başka neden de kitabımın bir hafta içinde iki baskı yapması oldu. Yayıncım Alfa’nın programında bu ay içinde basın tanıtımının da Prinkipo Meyhanesi’nde yapılacağı yazılı. Hayırlı olsun diyorum. 

Yunanistan’da yaşayan çocukluk arkadaşlarımdan biri olan Vasilis Mevzumenidis’in Büyükada’yı ziyaretiyle ilgili bana anlattıklarını kelimesi kelimesine size nakletmek istiyorum. O konuştu ben not ettim.

“-Vre Ahmet ne olmuş adamıza?

-Ne mi olmuş? Gel beraber gezelim, ne olduğunu sen anlat ben dinleyeyim.

-Pa, pa, pa, ... vre denize girecek yer kalmamış be. Kumsal’da, denize inen sokaklarda, Rivyera’da, Ayda’da Naki Bey’de denize giriyorduk, hepsi yok olmuş

-!!!

-Ya çarşının hali ne böyle? Kaldırımlar dükkân olmuş, sahillerde denizi gören yer yok bizlere. 

-!!!

-Araba meydanındaki merkepler yok olmuş. Yolda yürümeye korktum. Bisikletlere binenler çok kötü kullanıyor. Elektrikli bisikletler hız yapıyor. Faytonlar dökülüyor.

-!!!

-Ya o lokantaların hali ne böyle? Nargile satmayan lokanta yok.

-Olur mu be Vasilis? Lokantalarda tütün satmak yasak.

-E peki o nargileler neyin nesi?

-Kahvehanelerden alıp satıyorlar.

-İnanmıyorum. Ben nargile var mı dedim? Hemen yapalım, aroması nasıl olsun? dediler.

-Vallahi bilmiyorum.

-E peki kahvehane, gazino, pastahanelerin sattığı köfte, balık için ne diyeceksin?

-???

-Yasak yerlerde bisiklete binen gırla.

-!!!

-Vapurlar rötarlı geliyor.

-Deniz otobüsü ve motor da var onu kullan.

-Motorlar çok gürültülü ve havasız, bir de büfede satılanlar çok pahalı. 

-Denetim yok demek ki.

-Çarşıda esnaf kalmamış be Ahmet. Kasap üç tane, manav beş tane, ciğerci bir tane, bakkal yok sanki, şarküteri bir tane.

-Yok be Vasili, şimdi moda marketler var.

-Sen bunlara market mi diyorsun? İçeride arabayla dönemiyorsun be Ahmet. Bir de çok havasız. 

-!!!

-Ya bu işporta bolluğuna ne demeli Ahmet? Seyyar kahveci bile gördüm. Çok komik. Seyyar hediyelikçilerin cenneti olmuş Ada’m.

-!!!

-Osmanlı zamanında seyyar içki satanlar varmış, kırba içinde rakı satanlar. Onu göremedim! İşportacıların çokluğu karşısında esnafın tepkisinin olmaması da şaşırtıcı geldi bana!

-Biz Ada’dan giderken, ayakkabıcı, terzi, tuhafiyeci, gömlekçi, radyocu, komandaturacı, lostra salonu, çiçekçi, lehimci, muslukçu dükkânları vardı. 

-Devir değişti Vasilis. Şimdi konfeksiyon var, elbise ayakkabı eskiyince yenisini alıyoruz. 

-Ya selamlaşma, komşuluk nerede?

-Bak haklısın galiba Vasilis, o da sizlere ömür.

-Sanırım bir daha gelmeyeceğim Ada’ya. Benim Ada’mı çalmışlar Ahmet.

-Haklısın, onlar Ada’mızı çalarlarken biz de üç maymunu oynadık, sağır, dilsiz ve kör olduk.”

Son değişiklik Pazartesi, 04 Temmuz 2016 16:48
Yorum yapmak için oturum açın