Pazar, 01 Kasım 2015 01:49

İkaria: Bir tatlı huzur almaya geldik

Ögeyi değerlendirin
(1 Oylayın)
Evdilos Evdilos

02 fenari koyunde bir kilise 280xFenari Köyünde bir kilise..Yıllar önce okuduğum bir gezi yazısından hatırladığım, bir gün mutlaka görmek istediğim İkaria Adası’nı Temmuz 2015’de gezdik.

Okuduklarımdan hafızamda kalan, bu adanın turistik olarak bilinen pek çok Ege adasına göre biraz farklı olmasıydı. İkaria’da insanlar evlerinin kapısını kilitlemiyormuş, ürettiği-tükettiği kendine yetiyor, pek dışarıdan ürün alıp satmıyor, sağlıklı ve uzun yaşıyorlarmış… Merak uyandıran bu bilgiler hafızamın bir köşesinde dururken, Ege dansları derslerimizde bahsi geçti ve İkaria’nın tipik dansı olan İkarian Sirto’yu öğrendik bu kış. Bu gelişmenin de verdiği ilhamla yola koyulduk.

İkaria’ya ulaşmak için uygun yol Kuşadası’ndan Samos (Sisam) adasına (ki biletler ve günler www.feribot.net adresinden bulunabilir), Samos’dan da İkaria’ya geçmek. Her iki gemi yolculuğu da yaklaşık 1,5 saat sürüyor. Ayrıca Atina üzerinden uçak seçeneği de var.

İkaria’da iki ana liman var; biri merkez olarak anılan Agios Krikos Limanı. Samos’taki Vathi Limanı’ndan buraya düzenli seferler var. Diğer liman Evdilos, buraya da Samos’un Karlovassi Limanı’ndan gidilebiliyor.

Biz Vathi’den Ag. Krikos’a geçtik. Liman oldukça mütevazı, küçük ve biraz salaş bir yer. Kahvelere yaklaşıyoruz: 9 kişilik grup, bavullar, yerleşme telaşı, masaları birleştiriyoruz bir gürültü bir patırtı, huzur içinde oturan insanlar bize biraz şaşkın bakıyorlar. Kafenin çalışanının gelip bir an önce siparişlerimizi almasını istiyoruz ama ne gam öyle acele etmek yok, tek tek sırasıyla işler telaşa gelmeden yapılır burada diyorlar adeta. Şükür ki bizim telaşımıza pabuç bırakmayan bir sükûnet ve huzur, yüzyılların mirası var buralarda. Kafelerde tek başına keyif yapan, kahvesinden ağır ağır bir yudum alan, sonra da bir nefes sigarasından çeken ve öylece denize bakan, ara sıra yan masada oturan tanıdıkla sohbet eden ve ağırbaşlı bir ifade ile konuşan insanlar onlar.

03 fenari faros 280xFenari-FarosAdada kalacağımız yer Therma. Agios Krikos Limanı’na 5 km. Buraya gitmek çok kolay, taksi ile 5 Euro, ayrıca yaklaşık 30 dakikada gelip giden otobüs var. Ancak kesin zaman vermek zor, çünkü burada öyle zamana endeksli kesin kurallar yok. Araba kiralamadan önce ilk gün taksiyle otele gidelim dedik. İlk hamlemiz taksi şoförü ile pazarlık etmek oldu ki ağzımızın payını aldık: “Ne kadar” dedik, taksi sahibi “5 Euro” dedi. Biz hiç “peki, tamam” der miyiz öyle ilk seferde? “Aaa oradan biri 3 Euro demişti ama!” Adam kati bir ifadeyle: “Kim dedi onu? Burada tarife 5 Euro ve değişmez, bana 3 diyeni gösterin” demez mi? Utandık, evet orada harita aldığımız adam söyledi ama biz taksiciye “Boş ver” dedik. Hala söyleniyor, “Böyle asılsız konuşmalarla insanları zehirliyorlar” diyor. Hımm, insanlar burada turizmciliğin sonsuz esnekliği içinde değil.

05 therma 280xThermaTherma: Konaklama için itina ile seçtiğimiz bu köy denizin adadaki en sakin noktalarından biri. Önce yine biraz mütevazı görünse de sonradan ne kadar da sevmişiz dedik ve manzaraya bakıp bakıp hafızamıza nakşetmek istedik adeta. Küçük bir koy, temiz ve bakımlı bir otel, deniz önümüzde, otelin altında yemeklerinden son derece memnun kaldığımız bir taverna. Otelimizin adı Lydia Mare; kesinlikle tavsiye edilir.

Bu köyün esas meşhur yanı kaplıca suları ki pek şifalı olduğu söyleniyor. Koyun bir köşesinde kayalara doğru yüzünce birden fark ettik ki kayaların arasından Evdilos Fenari Köyünde bir klise.. Fenari-Faros kaynar sular çıkıyor, sıcak ve soğuk suyun birlikte gevşetici etkisiyle çok dinlendirici.

Therma’da tanıştığımız ve adaya 30 yıl önce yerleşmiş olan Behçet Bey diyor ki; “Geçen gün bu köyde biri öldü, adam 97 yaşındaydı.” Mahalleli demiş ki, “Hay Allah daha delikanlıydı, nasıl da gitti?” Burada 97 yaşında delikanlı olmak var, deyip gülüşüyoruz.

Tabii öyle hep oturup yiyip içip denizin keyfini sürmek yok. Gezgin dediğin biraz çile arar, zorluk arar. Eh biz de hakkını verelim gezginliğin. Tam 9 kişilik olan külüstür minibüsümüzle düştük yollara...

Adanın kuzey kıyıları bol yeşillik, dağlık ama enfes koylarla dolu. Ancak bu koylar her zaman öyle davetkâr değiller ne yazık ki. Temmuz aylarında deniz pek düz ve uslu diye söylense de bu yıl öyle değilmiş. Ağustos sonunda beklenen rüzgârlar Temmuz’da gelmiş. Dolayısıyla dev dalgalarla oynamayı sevenler için pek güzel seçenekler var kuzeyde. Sırasıyla Avlaki, Evdilos ve Armeristis görülmeye değer, ayrıca burada kalmak da dağ havası ve denizi birlikte tatmak isteyenler için ideal. Daha sonra Evdilos’da kaldığım sürede Messati ve Livaldi plajlarını tekrar gördüm, bu kez dalgasız kristal sular ve alabildiğine geniş bir kumsal...

04 evdilos 280xEvdilosEvdilos: İkinci büyük liman şehri ve yabancı turistlerin favorisi. Yine küçük bir koy, ancak mimari burada biraz farklı, daha şık ve gösterişli. Koyun etrafı olan tepeler yaz aylarında buraya gelen Atinalı ve diğer ülkelerde yaşayan Yunanlıların yazlıklarıyla süslü. Ancak estetik olarak diğer yörelere göre farklı olmasına rağmen abartılı bir şıklıktan söz edilemez.

Kuzeyde en uç nokta Nas, orada Artemis Tapınağı var ancak yolun oldukça zor olduğu bilgisini aldığımız için gidemedik.

Ag. Krikos’dan 57 km uzakta olan Armeristis’e vardıktan sonra aynı gün güneye doğru da 40 km giderek grubun neredeyse tamamını perişan etmeyi başardık. Güney, dağlık ve biraz kıraç, amaç güneydeki enfes koy Syeihelles sahilini görmek. Akşam Therma’ya dönerken keşfettiğimiz nefis bir sahil köyü ve son derece güzel taverna günün tüm yorgunluğunu sildi. Akşamüzeri denize girme keyfini mi anlatsam yoksa tavernanın geniş bahçesinde grubumuza İkarian Sirto öğretme çabasını mı? Tavernanın sahiplerinin mutfaktan fırlayıp bizim bu dansı yapma çabamıza gösterdikleri coşkuyu mu?

Doğrusu hepsi birbirinden keyifli ancak yemekleri ihmal etmemek gerek. En beğendiğimiz ahtapot ve midye ızgaralar, bu tavernada yediklerimizdi.

06 kampos beach evdilos 280xKampos Beach EvdilosKoyun adı Xılosirtis, tavernanın adı ise Apodoy. Apodoy Yunanca limanın ötesinde duran gemi anlamına gelirmiş.

Gelelim meşhur İkaria Dans ve Müzik festivallerine...

Panagiria, Raches ve Icarus Festivalleri... Adanın özelliklerinden biri de sabahlara kadar süren festivalleri.

Bu festivallerin takvimini aşağıdaki linkten takip edip plan yaparsanız gezi bir başka türlü keyifli olabilir.

http://www.island-ikaria.com/nightlife/panagiria.asp

http://visitikaria.gr/en/

www.icarusfestival.com

Panagirialar önceden açıklansa da bazen o köyde üzücü bir olay olmuşsa, örneğin yakın zamanda biri ölmüşse iptal edilebiliyor. Ancak en büyük festival 6 Ağustos Transfiguration of Christki dünyanın pek çok yerinden gruplar geliyor. Dini tören sonrasında akşam başlayan eğlence ertesi sabah bitiyor. Bu festivallerin en görkemli yeri Raches bölgesi.

Biz önce Agios Krikos’da 17 Temmuz’da yapılan Panagiria’ya katıldık ki aslında Ag. Krikos’a yakın olan Katafigi köyünde olan daha geleneksel ve eğlencelidir demişlerdi. Sanıyorum ki aradaki fark köyle kasaba arasındaki farklara dayanıyor.

Panagiria söz konusu olduğunda anladık ki o sakin sakin duran insanlar eğlence zamanı geldiğinde, son derece hareketli danslarıyla saatlerce ve hiç durmadan dans edebiliyorlar. Adanın sirtosunun ritmi biraz bizim Karadeniz havalarını çağrıştırıyor, İç içe halkalar halinde aralarına 4 -15 yaş arasında çocukları da alarak ahenk içinde eğleniyorlar. Eh biz de biraz olsun eşlik edip hevesimizi aldık tabii...

07 ikaria profiti elias panagiria 280xIkaria - Profiti Elias Panagiriaİkinci Panagiria, Evdilos yakınında Profitis Elias köyünde 20 Temmuz gecesi başlıyor. Eğlence başlamadan gün batımını yakalamanın keyfiyle ve harika dağ havasını içimize çekerek varıyoruz köye. Kilisenin hemen yanında kantin kurulmuş, buradan şarap, mezeler ve et alınıyor –tabii çok az bir ücret karşılığında- yavaş yavaş yüzlerce piknik masasına kâğıt örtüler serilip sofralar kuruluyor. Katılan insanlar olukça şık ve özenli. Ag. Krikos’a göre çok daha görkemli bir eğlence atmosferi var.

Gece boyu yapılan geleneksel dansların çoğuna büyük bir keyifle katıldım ve şunu fark ettim, İkarian Sirto aslında başlı başına bir şölen. Aynı müzik yaklaşık yarım saat sürebiliyor. Önce ağır ağır sonra hızlı, sonra en hızlı, sonra tekrar yavaş. Evet gerçek bir trans hali bu. Huzurun neşe ile birleştiği yer burası olsa gerek.

Dönerken; Türkiye’den yola çıktığımız gruptan bir arkadaşımız Belçikalı ve Yunanca bilir. Yolculuk boyunca iletişim konusunda bize büyük bir konfor sağlamasının ötesinde buralardaki yaşam felsefesi hakkında bilgi de verdi.

Ataraksiya: Sonsuz bir huzur hali olarak tanımlanan ataraksiya tanrılardan ve öbür dünyadan da korkmamak anlamına gelirmiş. Psikolojideki tanımı ise endişeden ve korkudan arınmış bir durgunluk hali. Yunan felsefesinin dışında diğer felsefelerde de yeri var elbette bu kavramın. İkaria’dan zihnimde kalan, bu felsefe ile yaşayan insanların güzelliği oldu. Ne mutlu onlara...

Tanrı sizi korusun, hep böyle sade ve huzurlu, sağlıklı ve neşeli kalın İkarian’lar. Dansınız da neşeniz de bol olsun...

 

Son değişiklik Pazar, 25 Nisan 2021 13:03
Yorum yapmak için oturum açın