Bu bülten Adalar C-19 Danışma Kurulu editörlüğünde hazırlanmakta
ve adalidergisi.com tarafından desteklenmektedir.
Adalarımızın yazlıkçı göçü bu sene salgın nedeniyle geç başladı ve geç tamamlanacak gibi görünüyor. Hazirandaki “normalleşme” ile Adalar’a adım atan komşularımızın büyük bölümü henüz ayrılmadılar. Okullar nedeniyle zorunlu dönüşler oldu elbette ama mahallelerimizde sokaklarımızda canlılık devam ediyor. Her zamanki gibi önce Kınalıada boşalıyor, sonra diğer Adalar. Eskiden 29 Ekim’e kadar kalınırmış Adalar’da ve şehre göç ondan sonra tamamlanırmış. Bu sene de öyle olacak gibi görünüyor.
İyi haftalar…
Covid-19
Adalar - İstanbul
- Adalar C-19 Danışma Kurulu haftalık toplantısını 27 Eylül Pazar günü yaptı. Toplantının iki ana maddesi, geçen hafta olduğu gibi, eğitim ve Heybeliada Sanatoryumu oldu. Uzaktan eğitim için gerekli donanıma sahip olmayan aileler için yürütülen çalışmalar gözden geçirildi. Bu konuda Adalar Gelişim Derneği tarafından yürütülen çalışmalara daha aktif destek olunması kararlaştırıldı. Alınan yeni bilgisayar ve tabletlere ek olarak, gerekli donanıma sahip ikinci el bilgisayar ihtiyacının devam ettiği vurgulandı.
- Heybeliada Sanatoryumu’nun Sağlık Bakanlığı’na iadesi için hukuki süreç devam ediyor: Heybeliada Sanatoryumu binaların sağlık işleviyle kullanımı için kamuoyunda oluşan yaygın desteğe, Diyanet’in gerekirse iade ederiz açıklamalarına rağmen, tahsisin iptali ve Sağlık Bakanlığı’na iadesi için bir adım atılmadı. Konunun gündemde tutulabilmesi, oluşan kamuoyu desteğinin sönümlenmemesi, en başta Adalıların ve Adalı kurumların sahiplenmesiyle mümkün olabilecek. Tahsisin iptali için yürütülen süreçte , Türk Toraks Derneği, Türk Tabibler Birliği, İstanbul Tabip Odası, İstanbul Barosu, TMMOB İstanbul Şehir Plancıları Odası ve Mimarlar Odası gibi meslek kuruluşlarıyla Adalı STK’ların, Kent Konseyi’nin ve Adalar Belediyesi’nin birlikte hareket etmesi, ortak tutum alması, açılacak davalara müdahil olmaları hukukçular tarafından da tavsiye ediliyor.
- İstanbul’da ve Adalar’da salgının 6 ayı, Danışma Kurulu üyesi Prof. Dr. Benan Müsellim tarafından değerlendirildi. Müsellim, Adalı Dergisi'nin Ekim 2020 sayısında yayınlanacak yazısında uyarıyor: “Tüm hastaların %25 kadarının enfeksiyonu belirtisiz geçirdiğini, bu kişilerin etrafa bulaştırma potansiyeli olduğunu düşünürsek, karşılaştığınız, markette birlikte alışveriş ettiğiniz kimselerden birinde hastalık olup olmadığını bilmek mümkün değil. Her zaman bunu düşünerek hareket etmek gerekli. Yapabiliyorsanız da kapalı ortamlardan uzak durmak, zorunlu alışverişlerimizi internet üzerinden yapmak bu dönemde akılcı olacaktır. Unutmayın, hasta olmanız için virüsün size ulaşması gerekli…”
- Danışma Kurulu’nun gündeminde Adalar’daki vaka durumu da vardı Adalar salgının başından beri İstanbul’la büyük ölçüde ayrışmış, vaka sayısı düşük kalmıştı. Resmi bilgilere göre durum bu hafta da değişmedi. Adalar, ikinci dalga beklentisinin büyüdüğü İstanbul’da, ilk dalgada olduğu gibi güvenli kalacak görünüyor.
- Adalar’da yazlıkçıların dönüşü uzuyor. Her yıl eylülle boşalan Adalar’da bu yıl canlılık devam ediyor. Bu canlılık Adalı dergisi ekim sayısının sunuşunun da konusu... Bültenin spotu bu sunuştan.
İstanbul
- Türkiye’nin İstanbul dahil 11 ilinde 11 bin ek ölüm rapor edildi: BBC Türkçe'nin incelediği e-devlet ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, aralarında İstanbul'un da bulunduğu 11 ilde, 2020'nin ilk 8 ayında, son 5 yılın ortalamasına kıyasla ölüm sayısının yüzde 12 arttığını, toplam 10 bin 950 ek ölüm olduğunu ortaya koydu.
- İstanbul İl Sağlık Müdürü Kemal Memişoğlu, “En yüksek seviyeyi Nisan’da gördük. Bugünün 4-5 katı kadar yüksek vakalar vardı. Kısıtlamalar ve etkin mücadelerle başarılı bir noktaya geldik. Yeni vaka artış hızında düşüş var” dedi. Memişoğlu, İstanbul’daki hastanelerin doluluk oranlarıyla ilgili “Kapasitemizin yaklaşık yüzde 50-55 bandındayız” derken karantinayı ihlal edenleri iki yurtta misafir ettiklerini belirtti.
Türkiye
- Son bir aydır zatürre aşılarında yaşanan sorunun önümüzdeki ay dağıtımı başlayacak grip aşılarında da yaşanması bekleniyor. TEİS Başkanı Saydan, “30 milyon doz grip aşısı temin edilmezse grip aşısında da talep karşılanamaz” dedi. Özellikle Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ), dünya geneli ‘grip aşısı yaptırma’ çağrısının ardından, kronik hastalığı bulunanlar ve 65 yaş üstü yurttaşlar eczanelere giderek, aşı için hazırlanan listelere isimlerini yazdırıyor. Kamuoyunun gündeminde yer alan zatürree aşısı ile ilgili olarak İstanbul Eczacı Odası’nca “Hasta Bilgilendirme Broşürü” hazırlandı.
- Türk Tabipler Birliği niye hedefte? MHP lideri Bahçeli’nin TTB’yi hedef alan sözleri, resmi verilerle gerçekler arasındaki mesafenin büyüklüğünden kaynaklanıyor. Türkiye'de doktorların yüzde 88'inin üye olduğu Türk Tabipleri Birliği (TTB) ise salgının başından beri açıklanan verilerin gerçeklerle uyuşmadığını ve TTB'nin süreçten dışlandığını söylüyor. TTB bunun yanı sıra, sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve özlük haklarının tanınması için çağrılarda bulunuyor. Peki TTB koronavirüs salgının başından beri hükümeti hangi konularda eleştirdi, ne gibi çağrılarda bulundu?
- Uykusuzluk, koronavirüs belirtisi olabilir: Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yeşim Taşova, koronavirüsle ilgili yeni ve değişik nörolojik bulguların görüldüğünü belirterek, uykusuzluk, beyin iltihabı ve menenjit bulgularının koronavirüsle ilişkilendirildiğini açıkladı.
- Türkiye’de yüzyüze öğretim birinci ve sekizinci sınıflarda başladı. İkinci sınıflar için hazırlık devam ediyor. Liselerde yüz yüze eğitim ise gelecek döneme kalacak gibi görünüyor. Peki anaokullları dahil yüz yüze eğitime başlayan öğrencilerde aileler nelere dikkat etmeli? Ateş ölçümü en önemli önlem. Maske, fiziksel mesafe, el yıkama-hijyen gibi standart önlemlerin anlatılmasının dışında dikkat edilecekler neler?
- Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Erol, pandemi döneminde kalp krizi geçiren hastaların yarısının hastaneye başvurmadığını söyledi. Erol, insanları uyararak “Göğüs ortasında beş dakikadan uzun süre yaygın yanıcı ve sıkıştırıcı ağrı yaşayan ve diğer kalp krizi belirtilerini gösteren vatandaşlarımızdan, hemen 112 ambulansı arayıp yardım istemelerini rica ediyoruz. Koronavirüs kaparım korkusuyla hayatınızı riske atmayın, tedavi için altın değerinde olan vakti kaybetmeyelim” diye konuştu.
- Umre ziyaretleri başlayacak mı? Suudi Arabistan, her gün 6 bin kişinin umre ziyareti çerçevesinde Müslümanlar için kutsal mekanlara gidebileceğini açıkladı. Riyad yönetimi, umre ziyaretlerini 7 ay önce koronavirüs salgını nedeniyle durdurmuştu. 1 Kasım'dan itibaren umre ziyareti yapabileceklerin sayısı 20 bine çıkacak. Ancak o tarihten itibaren farklı ülkelerden gelen ziyaretçilerden, ülkelerinin durumuna göre, virüs taşımadıklarına dair kanıt istenecek. Peki Türkiye bu ziyaretler için kapıları açacak mı?
Dünya
- Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Acil Durum Programı Başkanı Mike Ryan yaptığı açıklamada, Covid-19’a karşı başarılı bir aşının yaygın kullanımına başlanana kadar koronavirüsüne bağlı ölümlerin dünya çapında 2 milyona ulaşabileceğini söyledi.
- Dünyada koronavirüs sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı 29 Eylül 2020 itibarıyla 1 milyonu aştı. Koronavirüs vaka sayısı da 33 milyonu geçti. Koronavirüs vakaları nerelerde artıyor? İkinci koronavirüs dalgası başladı mı? Avrupa'da vaka sayıları artıyor, yeni önlemler gündemde.
- Hollanda'da üç hafta katı önlemler uygulanacak, en büyük üç kente giriş-çıkışlar kontrol altına alınacak. Günlük enfeksiyon sayısının 3000'e ulaşması üzerine, Hollanda hükümeti Pazartesi akşamı, koronavirüse karşı yeni önlemleri açıkladı. Başbakanı Mark Rutte ile Sağlık Bakanı Hugo de Jonge tarafından açıklanan yeni önlemler sayesinde, üç hafta içinde salgının yayılma hızının düşürülmesi hedefleniyor. Bu nedenle virüs bulaştırma kat sayısı olan R değerinin düşürülmesi amacıyla, vakaların en fazla görüldüğü 3 büyük kente (Amsterdam, Rotterdam ve Lahey) giriş-çıkışlar kontrol altına alınacak. Bu kentlere sadece geçerli nedeni bulunan kişilerin girmesine izini verilecek.
- Avrupa’da “Tatile çıkılmasın” diyenler ile “sınırlar kapanmasın” diyenler arasında sert tartışma: Koronavirüs salgını ile ilgili daha önce alınan önlemlerin gevşetilmesiyle vakalarda görülmeye başlayan artış üzerine Avrupa genelinde önlemlerin yeniden sıklaştırılması gündeme geldi. Ancak alınacak önlemler konusunda sert tartışmalar yaşanıyor. Almanya’da Başbakan (Şansölye) Angela Merkel’in partisi CDU’lu Federal Sağlık Bakanı Jens Spahn yurt dışı tatile karşı Almanları uyarınca aralarında kendi partisinin de olduğu siyasiler tepki gösterdi. Federal hükümetin turizm komiseri Thomas Bareiß, sınırların yeniden kapatılacağı ve karantina uygulamasına gidecek önlemlerin kaçınılmasını istedi.
- İngiltere Kamu Sağlığı Kurumu (PHE) aynı anda hem gribe hem de koronavirüse yakalanmanın, Covid-19'dan ölüm riskini neredeyse iki katına çıkardığını açıkladı. Kurumun açıklaması Ocak-Nisan ayları arasında hastanelerden toplanan verilere dayanıyor. Buna göre sadece koronavirüsten ölüm oranı yüzde 23. Aynı zamanda gribe de yakalanan koronavirüs hastalarında ise bu oranın yüzde 43 olduğu görüldü. Uzmanlar, bu yüksek oranların ağır risk grubundaki kişiler için geçerli olduğunu belirtmesine karşın, yetkililer aynı anda hem koronavirüs hem de gribe yakalananların ciddi sorunlar yaşayabileceği uyarısında bulunuyor.
- İspanyol doktorlar, koronavirüsün bir belirtisi daha olduğunu açıkladı. Daily Star'ın aktardığına göre, İspanyol doktorlar, koronavirüse yakalanan hastaların dil ucunda küçük kırmızı veya beyaz sivilcelerin görüldüğünü tespit etti. İspanyol doktorların vardığı sonuçları İngiliz meslektaşları da doğruladı. Ancak İngiliz doktorlar, dil ucundaki döküntünün daha sık çocuklarda görüldüğünü ve hatta küçük çocuklarda görülen tek belirti olduğunu belirtti.
- ABD'de Boston Belediyesi, kentteki Nusr-Et lokantasına, Covid-19'la ilgili kamu güvenliği standartlarına uymadığı gerekçesiyle kapatma cezası verdi. CNN ve Associated Press ajanlarının haberlerine göre Boston Belediyesi, kapatma kararına gerekçe olarak müşterilerin ve çalışanların maske takmamasını ve yangın çıkışlarının kapalı olmasını gösterdi. Restoran hakkında belediyeye çok sayıda şikâyet geldiği belirtiliyor.
Covid-19 üzerine daha fazlasını günü gününe izlemek için tıklayın.
Ne var, ne yok?
Adalar
- Ulusal ve yerel basında, internet ortamında yayımlanmış ve sizin için derlenmiş Adalar haberleri için bakın. Haberler için haftalık bülteni beklemenize gerek yok. Her gün burada. (Haber akışına verdiği destek için Marjinal Porter Novelli’ye teşekkür ediyoruz.)
- Adalar’ın 1/5000’lik plana ilişkin Katılımcı Planlama Çalışmaları kapsamında İBB Şehir Planlama Müdürlüğü tarafından Adalar’da oluşturulan çalışma grupları yüzyüze yapılan ilk toplantılar sonrasında çalışmalarına başladı. Herkesin katılımına açık olan çalışma grupları 8 başlıkta faaliyet gösterecek ve çıktıları Adalar Stratejik Planı ve 1/5000’lik Nazım Plan için altlık oluşturacak.
- Adalar’ın modern mimarlık miras örneklerinden biri kurtuluyor. Büyükada’da Nizam Caddesi üzerinde Hamson kayalıkları olarak bilinen falez yapıları üzerindeki kagir yapılardan biri, Yeni Hamson Evi. Alandaki ilk Hamson Evi, 19. Yy ikinci yarısında yapılmış ve 1952’de yıkılmış. İkinci Hamson evi ise, ilkine bitişik parselde 1950’lerde yapıldığı biliniyor. 3 katlı, 6 dönümlük bir arazi içindeki kagir yapıyı yeni sahiplerinin depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle yıkmaya hazırlandıkları ve bunun için rapor aldıkları bilgisi Adalı Dergisi’nde haber olmuştu. Adalar Belediyesi İmar Müdürlüğü, binanın kültür varlığı olarak tescil edilmesi için Koruma Kurulu’na başvurdu ve bu başvuru kabul edildi. Bu gelişmeleri Ali Erkurt yayına hazırlanmakta olan Adalı Ekim 2020 sayısında detaylandırıyor. Büyükada Nizam Caddesi üzerindeki güzel dönem binalarından biri olan Motola Evi ile Burgaz’da mimarı Ventura olan yazlık ev, sahipleri tarafından güçlendirilme yerine yıktırılmış ve Adalar’ın yazlık konut olarak inşa edilen ve modern mimarlık mirası içinde sayılan iki önemli varlığı kaybedilmişti.
- Geçtiğimiz hafta Heybeliada’da yıkım vardı. Heybeliada sahilindeki güzel kafelerden biri olan Gencay Kafe’nin açık bölümü, “işgal” gerekçesiyle İBB ekiplerince yıkıldı. Adalıların ve Adalı esnafın büyük tepki gösterdiği yıkım, tartışmaları de beraberinde getirdi. Ada sahillerindeki kafe ve lokantaların açık bölümlerinin hemen tamamı, ya hazine ya da belediye alanında kalıyor ve yıllardır ecrimisil ödenerek kullanılıyor.
- Geçtiğimiz hafta Sabah gazetesinde Şebnem Bursalı imzalı ilginç bir makale yayımlandı. Makale 12 Temmuz Heybeliada ormanı yangını üzerineydi. Bu makale ile öğrendik ki, Ayasofya’nın ibadete açılacağının Erdoğan tarafından açıklanmasından 1 gün sonra yaşanan bu yangın, başta Yunanistan olmak üzere uluslararası kamuoyunda Ayasofya konusunda yükselen tepki nedeniyle hükümet katında ilgi görmüş ve yangının Ruhban Okulu dahil adadaki azınlıklara ait dini mekanları tehdit edebileceği ve provokasyon olabileceği endişesiyle, “Başkan Erdoğan’ın yakın takibiyle” harekete geçilmiş. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin bizzat olay yerine gelmesi ve insansız hava araçları dahil çevre illerdeki tüm yangına müdahale araçlarının seferber edilmesi bu yüzdenmiş. Ucuz kurtulmuşuz!
- Adalar Halk Eğitim Merkezi, Yangın Eğitim Kursu düzenledi. 20 saatlik eğitim yangına müdahale ve ilk yardım başlıklarını da kapsıyor. Eğitime katılmak isteyenler, Heybeliada Refah Şehitleri Caddesi üzerindeki Halk Eğitim Merkezi’ne başvurabiliyor. Tel. 0216. 382 86 71
- 24 Eylül Aya Yorgi Yortu gününe bu sene ilgi azdı. 23 Nisan’daki yortu günü, Adalar’daki giriş çıkış kısıtlaması nedeniyle yapılmamış, dilek sahipleri umutlarını eylüle bırakmışlardı. Ancak buna rağmen, dilek sahiplerini bekleyen esnafın umduğunu bulamadığı haberi yansıdı basına.
- İstanbul’da Açık Stüdyo Günleri 2-4 Ekim tarihlerinde, yani bu hafta sonu. 57 sanatçıya ait 39 sanat atölyesinin kapılarını ziyaretçilere açtıkları etkinlik, bu yıl 7. kez düzenleniyor. Kar amacı güdülmeyen etkinliğin ziyaret edilen sanatçı stüdyoları Kadıköy, Taksim, Cihangir, Galata, Karaköy, Tophane, Kurtuluş, Beşiktaş, Kasımpaşa, Şişli’nin yanısıra, Burgazada ve Büyükada’da. Etkinlikle ilgili güncellemelerden haberdar olmak için Facebook etkinlik sayfası burada.
- “Viranbağ’da yaza ettik de veda”: Yahya Kemal’in Büyükada Viranbağ gazinosunda kaleme aldığı bu şiir, yaza veda edip de sohbahara adım attğımız bugünleri en iyi betimleyen dizeler arasında. O gazinoda dünyaya gelmiş foto-muhabir Kadir Can, şimdi Anjel’in Yeri olarak da bilinen yeni Viranbağ Gazinosu’nu eşi Behice ile birlikte işletiyor. Yaza veda için en iyi mekanlardan biri diye yazmış Oral Çalışlar, Posta’daki köşesinde.
- Hürriyet gazetesi, bu hafta, Büyükşehirlerdeki en iyi 10 bisiklet parkurunu yazmış. Sonbahar bisiklet binmek için en iyi mevsim. Gazete en iyi 10 parkur arasına 2. Sıradan Adalar’ı koymuş. 24 km’lik parkur diye. Bunun 12’si Büyükada’da, kalanı diğer üç adada.
- Adalar’ın deniz kültürünü yaşatmak ve korumak için faaliyet gösteren ADYSK ve yönetim kurulu başkanı Volkan Narcı geçen yıl, “Prens Adaları ve Su Altı Dünyasının Mucizeleri” kitabını hazırlamış ve kitap Adalı Yayınları’ndan çıkmıştı. Şimdi bu kitabı görsel olarak destekleyen ve kitaptan QR kodlarla da bağlanabilen videosu tamamlandı ve Youtube üzerinden de paylaşıma açıldı.
- Adalar'da bulunmayan TEMA Vakfı ilçe temsilciliği, Begüm Yavuz önderliğinde Çiğdem Kayaoğlu, Tanay Garip, Cem Cavıldak, Fatma Bozkurt, Sezer Akbulut ve Şirzat Ergin tarafından kuruldu. Adalar'da toprak ve yeşili korumak amacıyla kurulan temsilcilik, İBB Şehir Planlama Müdürlüğü'nün başlatmış olduğu Adalar Katılımcı Planlama çalışmalarının "Ekoloji" ve "Kentsel Çevre" çalışma gruplarına dahil olarak çalışmalarına başladı. Adalar TEMA Vakfı Gönüllüsü olmak isteyen tüm Adalılar, Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. ile e-posta aracılığıyla irtibata geçebilirler.
Haftanın kitabı
Adalar Halk Eğitimi Merkezi’nde yönetici olarak görev yapan Seval Karadeniz’in üçüncü şiir kitabı yayımlandı. “Adaarakara” adlı kitap, Büyükada ve Heybeliada’daki kitapçılarda ve İnternet'te. Seval Karadeniz ile kitabı üzerine yapılan söyleşi Adalı Ekim 2020 sayısında yayımlanıyor.
Kitaptan:
anılar ince mavilikti, eski kıyılardan
gök ağrısı şimdi, kan yaprağı
uğrun kara ağıdı, dağlarca ölüm
dolanan geceyi geceyle
bir yaban yeşil, dağılan yas
iki deniz arasında
Edebiyatta ve Anılarda Adalar
“Sukot”la biten ada mevsimi
Bizim gibi Yahudiler için yaz mevsimi, Mayıs ayının ortasında başlayan Şavuot (Hasat) bayramından evvel açılır ve bazı yıllar da Ekim ortasında biten Sukot (Çardaklar) bayramından sonra kapanırdı. Daha evvel kapanamazdı çünkü birçoğumuzun bahçesinde, şehir evlerinde olmayan suka (çardak) vardı ve bahçelerinde bu tür kameriyesi olan dindarlar, hafta boyunca her akşam kalabalık topluluklar halinde, kameriyesi olmayan dindaşlarını yemeğe davet etmekle sevap işlediklerine inandıklarından, bayram bitmeden evvel İstanbul’daki kışlık eve dönmek için göç dahi hazırlanmazdı.
Sahrada yaşar gibi açık havada kurulan, çeşitli meyvelerle süslenmiş ve biskoçosların (büyük yuvarlak bisküvilerin) asılı olduğu çardaklarda, dua edip neşe içinde yemek yiyen Yahudilerin, koro halinde okudukları ilahilerin sesi ve yenen böreklerin iştah açıcı kokusu sokaklara kadar taşardı. Sonbahar yağmurları başlasa da, bayrama ara verilmez, inatla Ada’da kalınırdı.
Böyle zamanlarda, mevsim icabı günler kısaldığından sabah erkenden okula giderken ve akşam dönerken derslerimizi, yandan çarklı vapurun kömür dumanı kokan, nemli ve loş ışıklı bodrum kamarasında tamamlardık. Yanımızda okul çantasına ilaveten, öğle yemeğimizi taşıyan şirin, oval sepetçikler de vardı. Kışın ise, ev ile okul arasındaki mesafe kısa olduğundan, öğle yemeği üst üste giren alüminyum sefertasılarla taşınır, çatal ve kaşık da yandaki yarıklara asılırdı. Ada’dan okula gittiğimizde öğle yemeğine ilaveten akşam kahvaltısı için bisküvi ve meyve de olduğundan, erzakımız daha havaleli olurdu.
Dönüş yolculuğunda, çok yavaş ilerleyen Halep, Basra, Neveser adındaki dilenci (Kadıköy ve tüm adalara uğrayan) vapurlarımız, çok defa geç vakit, hava karardığında Büyükada’ya varırdı. Dolayısıyla okula gittiğimiz sonbahar günlerinde Ada’yı aydınlık görmemize imkân yoktu. Bundan şikâyet etmez, vapur yolculuğunda yeni dostluklar kurmaktan keyif alır, değişik maceralar yaşardık.
Viktor Albükrek, Bir Zamanlar Büyükada, Adalı Yayınları
Göze - Kulağa - Kağıda - Mideye
Bu haftanın kitapları, Aaron Nommaz’dan (Büyükada), kendi kitapları üzerine:
- "Dona Gracia- Kanuninin Yahudi Bankeri": Bir Yahudi ailesinin kızı olarak dünyaya gelen ve süreç içinde Dünya’nın sayılı bankerleri arasına girmeyi başararak dönemin büyük sultanı Kanuni Sultan Süleyman’ın devlet hazinesine hatırı sayılı miktarda kredi açan Dona Gracia’nın tutku, ihtiras, zeka ve deha dolu ibretlik yaşam öyküsü. Dona Gracia, Hürrem Sultan’la kurduğu dostluk sayesinde de sarayın terk edilemez konuklarından biriydi. Zekasıyla Kanuni Sultan Süleyman’ın da hayranlığını kazanan Dona Gracia, o dönemde Avrupa’nın dört bir yanındaki sinagogları birer istihbarat merkezi haline dönüştürmeyi başarmış, Sokullu Paşa’yla amansız bir mücadeleye girişmiş, Osmanlı’nın ticaret, bankerlik ve özel girişimler konusunda öncü olarak devrinin çok ilerisinde bir vizyona sahip olmasında etkin olmuş güçlü bir karakter. Anlamlı bir sırrı var... Dona Gracia’nın heyecan dolu ve nefes kesici yaşam hikayesi, tek solukta okunacak ve hiçbir zaman akıldan çıkmayacak…
- Struma: Struma, Balkanlarda bir nehrin adı iken, yaşanan olaylar yüzünden insanlığın büyük trajedilerinden birinin simgesine dönüştü. Bu ismi taşıyan gemi, devletler, hükümetler, sonu gelmez siyasi yazışmalar ve anlaşmazlıklar yüzünden Karadeniz’in soğuk sularına gömülürken yedi yüzden fazla sivil kadın, erkek ve çocuğun mezarı haline geldi. Yüzlerce insan, yüzlerce umut, yüzlerce aşk, korku, ,şefkat, hasret...Hepsi bir anda yok oldu. Bu ölüm gemisinden kurtulan tek kişi David Stoilar adlı genç bir adamdı. Elinizdeki kitapta Aaron Nommaz, David Stoilar’ın Romanya’da ve gemiye bindikten sonra yaşadıklarını incelikle, hüzünle, duyarlılıkla anlatırken bir çağa ve büyük bir trajediye tanıklık ediyor. Ve kitabın sonunda ,şu soruyu sormadan edemiyoruz: Bu dünyada zulüm ne zaman bitecek, savaşlar ne zaman son bulacak, insan soyu birbirini öldürmeyi ne zaman bırakacak, din, milliyet ve ırk adına işlenen cinayetler daha ne kadar devam edecek? Nommaz’ ın akıcı romanı bu (belki de çözümsüz) sorulara bir cevap niteliğinde ve diyor ki: İnsan vicdanı harekete geçtiği zaman umut da var demektir. (Zülfü Livaneli)
Bu haftanın müzik önerisi Sami Aji’den (Büyükada)
Selin Kutucular (Büyükada) her hafta yemek tariflerine devam ediyor. Afiyet olsun.
KARAMELLİ VE SAVAYERLİ MUHALLEBİ
Altı için:
1 paket Savayer Bisküvi, 1 su bardağı soğuk süt
Muhallebi için:
1lt süt, 1 çay bardağı toz şeker (9 çorba kaşığı) , 3 çorba kaşığı dolusu un, 3 çorba kaşığı mısır nişastası, 1 yumurtanın sarısı
Tüm malzemeyi mikser ile karıştırın. Muhallebi kıvamına gelene kadar sürekli karıştırarak pişirin. Ocağın altını kapatın 50gr tereyağı, 1 paket vanilya ve 200ml krema ilave ederek tekrar mikserleyin.
Savayerleri servis edeceğiniz kaba bir sıra yerleştirin. Muhtemelen 1 paketten daha az kullanacaksınız. 1 su bardağı sütle ıslatın. Üzerine muhallebiyi dökün. En üstünü aşağıdaki karamel sosla kaplayın.
Karamel sos için:
1 su bardağı toz şeker, 2 su bardağı su, 1 çorba kaşığı mısır nişastası, 50gr tereyağı
Şekeri yapışmaz tavanızda orta ateşte önce hiç karıştırmadan karamelize edin. Mısır nişastasını suda eritin ve karamele karıştırarak katın. Kıvam alana kadar pişirmeye devam edin. Bu aşamada iyice kaynamalı, üzeri boncuk boncuk olmalı. En son 50gr tereyağını ilave edin.
Anastasia Aslanoğlu (Burgazada) haftanın lezzetlerine, Rum mutfağından seçtikleriyle katılıyor. Yayamın Mutfağından
Annemin beyaz ve rokfor peynirli tepsi poğaçası. Çay vakitlerimizin vazgeçilmezi.
Malzemeler
1 kase yoğurt, 1/2 su bardağı sıvı yağ, 1/2 su bardağı tereyağ, 150 gr beyaz peynir, 150 gr rokfor, 1 yumurta beyazı, 1 yumurta sarısı, 1 paket kabartma tozu. Aldığı kadar un. 1 avuç kadar çörek otu.
Yapılışı
Beyaz peynir ve rokforu yumurta beyazı ile ezin. Yoğurdu ve yağı bir kabın içinde birbirine karışana kadar ezin. İçine aldığı kadar un katın. Hamurun kulak memesi kıvamına gelene kadar yoğurun. Kabartma tozunu da ekleyip yoğurmaya devam edin. Hamuru yarım saat buzdolabında dinlenmeye bırakın. Yarım saat sonra hamuru top haline getirin ve ikiye bölün Hamurun yarısını fırın kabına yayın, ezdiğiniz peynirleri üstüne yaydıktan sonra hamurun diğer yarısını peynirin her tarafını kapatacak şekilde yerleştirin. Yumurta sarısını tüm hamura sürün çörek otunu serpiştirin 170 derecedeki önceden ısıtılmış fırına atın altı üstü pembeleşinceye kadar pişirin. Fırından çıkardıktan sonra soğumasını bekleyin öyle kesin.
Afiyet olsun. Kali Oreksi. (Tarifi videoda izlemek için, tıklayın)
Gülmek hakkımız
Korona günleri kasvetli günler. Mizah en önemli ilacımız, yüzümüzden gülümseme eksik olmasın.
Bu haftanın objektiflerine takılanlar
Bu alana her hafta bize ulaşan fotoğrafları koyuyoruz. Siz de fotoğraflayın, mümkünse nerede çekildiğini yazın ve Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. adresine yollayın. Fotoğraflarınız haftalık olarak görüntüleneceği gibi, sonrasında da müze arşivinde saklanacak ve değerlendirilecek.