Pazartesi, 17 Temmuz 2017 15:45

Dünya Mirası Olmanın ‘Ağırlığı’

Ögeyi değerlendirin
(0 oy)

asu aksoy 280xAsu Aksoy

Adalar’ın Dünya Miras Listesine alınması için bir araya gelen girişim grubu da Adalar kültürel ve doğal mirasının değerinin bilinirliğinin arttırılması, sahiplilik hissinin geliştirilmesi ve bu değerlerin karşı karşıya kaldığı çeşitli baskıların doğru bir şekilde yönetilerek tüm çeşitliliği ile bu değerlerin daha etkin korunması gerektiği düşüncesinden hareket ediyor.

Önümüzdeki 2 Temmuz’da Krakow şehrinde başlayacak olan UNESCO Dünya Miras Komitesi toplantısında bu sene Dünya Miras Listesi’ne alınmak için aday olan 36 kültürel ve doğal sit alanının başvuru dosyaları görüşülecek. Her sene artan sayıda sit alanı Dünya Miras Listesine alınmak için başvuruyor; Türkiye’nin Dünya Mirası adaylığı Geçici Listesi’nde toplam 72 adet ‘varlık’ bulunmakta. En son geçen sene Assos Arkeolojik Alanı, Ayvalık Endüstriyel Kültürel Peyzajı ve İvriz Kültürel Peyzajı Geçici Listeye alınmışlardı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Geçici Listedeki ‘varlıklar’ arasından seçim yaparak her sene bir başvurunun Dünya Miras Komitesine sunumunu gerçekleştiriyor. Krakow toplantısında bu sene Türkiye’den Aydın Afrodisias Antik Kenti’nin daimi listeye başvurusu ele alınacak. Önümüzdeki yıl yapılacak toplantıdaki adayın ise, Geçici Listede yer alan Şanlıurfa’daki Göbeklitepe olacağı belirtilmekte.

yassiada 280xYassıada bir yandan yükselirken, öte yandan denize taarruzunu sürdürüyor. Betonla...

Görüldüğü gibi, Dünya Mirası Listesi’ne alınmak önem taşıyor. Dünya mirası olarak görülmek bir ‘varlığın’, ki bu doğal bir miras olabilir, kültürel olabilir ya da ikisinin karması, dünyanın ve insanlığın gelişim hikâyesinin anlaşılmasında büyük önem taşıdığının tescil edilmesi anlamına geliyor. Bu bakımdan Dünya Mirası ‘varlıkları’ üstün evrensel değer ya da değerlere sahip yerler olarak kaydediliyorlar ve korunmaları için bütün ülkeler UNESCO Dünya Miras Komitesi nezdinde seferber oluyorlar. Dünya Miras Komitesi bir gözetmen gibi, düzenli bir şekilde bu varlıkların doğru bir şekilde korunup korunmadıklarını izliyor, çalışmaları takip ediyor, tavsiyelerde bulunuyor ve gerektiğinde Tehlike Altında Dünya Miras Listesine alarak ilgili hükümetleri uyarıyor. Nitekim Komite Dünya Miras Listesi’nde hali hazırda olan 99 alanın ve Tehlike Altındaki Dünya Miras Listesindeki 55 yerin durumunu değerlendirecek.

yassiada degisim 280x

Dünya Miras Listesine giren bir ‘varlık’ bu anlamda büyük bir sorumluluk almış oluyor: miras alanlarının hâlihazırda karşı karşıya oldukları kentleşme, yapılaşma, turizm, göçler gibi birçok sosyal ve ekonomik faktörün yarattığı baskılar ve finansal sıkıntılar karşısında kendilerini koruyabilmeleri ve gelecek nesillere bilgilerini aktarabilmeyi başarmaları gerekiyor.

Buna karşılık, Dünya Miras Listesi’ne alınan varlıklar UNESCO Dünya Miras Komitesi’nin koruma konusundaki kolaylaştırıcılığından ve sağladığı bilgi, uzmanlık, finansman kaynaklarına erişim imkânlarından yararlanabiliyor. Kuşkusuz, listeye girmek, söz konusu kültür ve doğal miras alanı için büyük bir sorumluluk olduğu kadar prestij de getiriyor. Dünya Mirası adayı bir ‘varlık’ miras değerlerini iyi koruyacağı ve bilgisini iyi aktaracağı konusunda insanlığa bir vaatte bulunuyor.

Dünya Mirası olmak demek insanlık için böylesi bir sorumluluğu yerine getirebilecek inisiyatifi ortaya koyuyor, gerekli tüm adımları atıyoruz, cümlesini sarf etmek anlamına geliyor: Bu bir özgüven olduğu kadar, yapabilirliğe ilişkin bir kapasite göstergesi. Buradaki prestij, sadece belirli bir kesim için, bir ülke, ya da bir kesim için değil, tüm insanlık için, evrensel öneme sahip bir şey yapmaya kalkışıyor olmaktan kaynaklanıyor. Tabii ki, turizm açısından, bir yerin çekiciliği, ekonomisi, bilinirliği, refahı, hayat kalitesi, açılarından Dünya Mirası listesinde olmak büyük getirilere sahip. Ancak, tekrar vurgulamak gerekirse, Dünya Mirası Listesi’ne girmek neden bu kadar önemli diye sorulduğunda, bunun cevabı bir yerin miras değerlerinin tüm insanlık adına daha iyi korunması konusunda bir sorumluluk alınıyor olmasıdır, denilebilir.

Anıtlar ve Koruma Alanları (Sitler) Uluslararası Günü münasebetiyle Dünya Miras Komitesi geçtiğimiz günlerde kültürel mirasın toplumlar için ne kadar önemli olduğunu bir kere daha hatırlatma ihtiyacı duydu. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde olsun ya da olmasın, kültürel miras değerleri toplumların ve insanların, kendilerini anlamaları, varlık gösterebilmeleri ve yeni bilgi üretebilmeleri, birbirleriyle iletişim kurabilmeleri bakımından elzemler.

Bu bakımdan insanların ve toplumların kültür mirası değerlerinin birçok tehdit karşısında ne kadar zayıf kalabildiğini görmeleri ve bu yüzden etkin ve sürdürülebilir koruma için sorumluluk almaları gerekiyor.

İnsanların ve toplumların kültür mirası değerlerinin birçok tehdit karşısında ne kadar zayıf kalabildiğini görmeleri ve sorumluluk almaları gerekiyor.

Adalar’ın Dünya Miras Listesine alınması için bir araya gelen girişim grubu da Adalar kültürel ve doğal mirasının değerinin bilinirliğinin arttırılması, sahiplilik hissinin geliştirilmesi ve bu değerlerin karşı karşıya kaldığı çeşitli baskıların doğru bir şekilde yönetilerek tüm çeşitliliği ile bu değerlerin daha etkin korunması gerektiği düşüncesinden hareket ediyor.

Korumak demek aslında fiziki varlıkları mumyalaştırmak değil, kültürel miras değerlerine ilişkin bilgilerin ortaya çıkarılmasını sağlamak, araştırılmalarını teşvik etmek, bilgilerin arşivlenmesini, erişime açılmasını ve yorumlama imkânlarının sağlanmasını teşvik etmek demek. Dünya Miras Listesi adaylığı süreci, işte bu koruma çalışmasının tüm kapsamı ile ve tüm paydaşların katılımını sağlayan bir yönetim mekanizmasıyla ele alınmasını sağlayan bir fırsat. Burada birçok başlık var ve her birinin tek tek ele alınması gerekiyor. Bu yüzden, devamı yarın diyoruz...

 

 

 

 

Son değişiklik Salı, 18 Temmuz 2017 00:51
Yorum yapmak için oturum açın