Salı, 02 Şubat 2021 18:47

Şehirleştirmeyin!

Ögeyi değerlendirin
(5 oy)

Şehirleştirmeyin!

İBB Şehir Planlama Müdürlüğü, “Ada sakinlerine yönelik kamuoyu anketi” ile nabzımızı yokladı yeni yılın ilk ayında. İçimden “bir dokunan bin ah işitir” diye geçirsem de meramımı çevrimiçi anketin öneriler bölümünde az ve öz sözcükle dile getirmeye gayret ettim. Adalarımızın biricikliğine vurgu yaparak sakinlik ve sessizliğinin korunmasını, yaya ve bisiklet ulaşımına öncelik verilmesini, araca boğulmamasını, bireysel akülü istilasından kurtarılmasını istedim büyükşehirden. Özetle “şehirleştirmeyin” çağrısı yaptım.

Ankette ada için önceliklerimiz, faytonlar ve elektrikli araçlarla ilgili düşüncelerimiz, yapılaşma ve imara açılma riski olduğuna katılıp katılmadığımız gibi pek çok konuda sorulara ve cevap şıklarına yer verilmişti. Seçenekler arasında bocaladığım ya da hiçbirini uygun bulmadığım da oldu. Gönlüm belediyenin yönetiminde, eğitimli sürücülerle ve veteriner kontrolündeki bakımlı atlarla geleneksel ulaşımın sürdürülmesinden yana iken, faytonların yerini minibüsü andıran adabüslerin almasının hayal kırıklığını yaşarken, elektrikli araçlar konusunda “kötünün iyisini” önermek durumunda kaldım.

Çünkü faytonları savunanların ne kadar azınlıkta kaldığının farkındayım. Eski adalılar arasında bile yeni elektrikli araçların konforuna alışıp övgülerini dile getirenler var. Yaşadığım Büyükada, talep yoğunluğu arttıkça yüzlerce adabüs ve taksi ile dolarak sokaklarında adım atılamaz hale gelebilir. Bu yüzden şartları iyileştirilmiş, hatta Belçika’da çok yaygın olduğu gibi kadın sürücülerin kullandığı şık faytonlarla, mini trenlerin kombinasyonunun bugünkü tablodan daha katlanılır bir seçenek oluşturabileceği düşüncesindeyim.

Atların adalarda hep var olmasını savunanlarsa geleneksel ulaşımın yaşatılması için olanca güçleri ile çalışıyor ve seslerini daha geniş kitlelere ulaştırmanın yollarını arıyor. Adalı Dergisi Youtube kanalında iki aydır ilgiyle izlediğim Adalar Pandemi Danışma Kurulu Sohbetler Dizisi’nin 6. bölümünde “Adalar’ın Atları, Ne oldu Ne Olacak” konusu ele alındı. Büyükadalı konuşmacı Zekiye Kürkçüoğlu’nun Adalar’dan ruam gerekçesiyle uzaklaştırılan atlar konusundaki çalışmaları ve fikri takipçiliği parmak ısırtacak cinstendi.

Peki “Faytona binmeyin atlar ölüyor” diyen hayvanseverler, yıllar içinde kaybedilen atların kat kat fazlasının ruam operasyonunda ve atlar çalışmayıp ahırlarda bağlı kaldığında öldüğünü duymadılar mı? Başka illere gönderilen atlara ne olduğunu, oralarda da çalıştırılıp çalıştırılmadıklarını takip ediyorlar mı? Hipodromlarda çatlarcasına koşturulan atlar için de çadır kurup eylem yapmayı düşünüyorlar mı?

Adalar asude sayfiye kimliğinden de çoktandır uzaklaştı ve geleceği günübirlik ziyaretçi baskısı altında şekilleniyor. Pandemi nedeniyle geçici bir sakinlik yaşasa da yaz aylarında büyük şehre en yakın turizm beldesi olarak kaldırma kapasitesinin üzerinde bir ziyaretçi akınına uğraması bekleniyor. Pandemi sohbetler dizisinde geçtiğimiz Pazar günü tam da bu konu ele alındı ve eski Turizm Bakanı Bahattin Yücel, güzel bir noktaya parmak bastı. Adaların geçmişteki sakin yaşamının günümüz koşullarında yeniden yaratılması gerektiğini vurguladı. Beş iskeleden Büyükada’ya yapılan olağanüstü ziyaretçi yüklemesine karşı ada halkı ve işletmecilerinin birlikte hareket ederek güçlü bir talep oluşturmasını, yönetime beklentilerini iletmesini önerdi.

Adaların geçmişteki yaşamının 65 yıllık bölümüne tanıklık etmiş biri olarak benim de beklentim bu yönde: Sakinlerinin birer birer terk ettiği bir turizm beldesi değil hem mimari hem kültürel mirasına, gelmiş geçmiş sanatçılarına ve tabi ki atlarına sahip çıkıp kuşaklar boyu yaşadığı sakin, huzurlu, güvenli, keyifli bir ada!

 

Şehirleştirmeyin!

 
Son değişiklik Çarşamba, 03 Şubat 2021 07:48
Yorum yapmak için oturum açın