Adalar Kent Konseyi Genel Kurulu, son olarak, çoğunluk aranmadan 14 Temmuz 2019 Pazar günü toplandı ve yeni yönetim seçildi.
Adalar Belediyesi web sitesinden yapılan açıklamaya göre, Genel Kurula 49 temsilci katıldı, Alınan bilgiye göre, 6 temsilci Genel Kurul ile ilgili kaygılarını dile getirdikten sonra salondan ayrıldı; başkanlık için yapılan oylamaya 43 temsilci katıldı ve tek aday olan İsender Özturanlı 37 oy alarak seçildi.
Yürütme Kurulu için yapılan oylamada da, asil üyelik için aday gösterilen Şahika Savran (Kimya Mühendisleri Odası temsilcisi), Ayşegül Sağlam (Burgazada Gençlik Derneği temsilcisi), Neşe Erdilek (Yurttaşlık Derneği temsilcisi), Abidin Zeynel Meriç (MAG - Acil Müdahale Derneği temsilcisi), Niyazi Selçuk (Dönüşüm Derneği temsilcisi), Fesih Taybar (Saadet Partisi Adalar İlçe Örgütü temsilcisi), Utku Fırat (Çevre Mühendisleri Odası temsilcisi), Süleyman Durmuş (Heybeliada Spor Kulübü temsilcisi), 28 ile 35 arasında değişen oylarla Yürütme Kurulu asil üyeliklerine seçildiler.
Genel Kurul sürecinde neler yaşandı?
Kent Konseyi yönetmeliğine göre, yerel seçimlerin yapıldığı tarihten sonraki 3 ay içinde, Kent Konseyi Genel Kurulu’nun toplanmasını zorunlu tutuyordu. Buna göre son tarih 30 Haziran’dı ve Adalar Belediye Başkanlığı, çoğunluk aranan ilk Genel Kurul tarihini 28 Haziran 2019 Cuma günü olarak açıkladı. Çoğunluk sağlanamaması durumunda Genel Kurul çoğunluk aranmaksızın iki gün sonra, yani 30 Haziran tarihinde yapılacaktı.
Genel Kurul’a katılacak temsilcilerin hazirun listesini, Adalar Kent Konseyi sekretaryası ve Belediyenin ilgili görevlisi birlikte hazırlamış, ilan edilen hazirun listesine itirazları da dikkate alarak yeni başvuruların tamamını kabul etmiş ve böylelikle 110’un üzerinde katılımın olacağı bir Genel Kurul listesi oluşmuştu. Toplantı Adalar Belediyesi’nin alt salonunda yapılacaktı. Genel Kurul çağrısını Adalar Belediye Başkanlığı yapmıştı ve organizasyonun sorumluluğunu da konsey sekretaryasının da desteğini alarak belediye üstlenmişti.
İlk toplantıya ilgi büyüktü. Salon dolmuş, bir bölüm insan ayakta kalmıştı. Ancak, her genel kurulda hazirun listesi girişte bulundurulur ve gelen temsilciler belgelerini göstererek hazirun listesine imza atarken, bu defa ortada böyle bir masa yoktu. Önce konulduğu ama sonra kaldırıldığı söyleniyordu. Salonun yetersizliği, havanın sıcak, ortamın da havasız oluşu zaten önemli bir sorundu. Hazirunun belirlenmesi için pek de alışıldık olmayan bir yol benimsenmiş, katılımcılar tek tek isimleri okunarak imza için divanın kurulacağı masaya davet edilmişlerdi. İşlemin belki de saatler süreceği anlaşılıyordu ve bu durum salonda itirazlara neden olmuştu. Toplantıyı açacak olan Belediye Başkanı usül üzerine söz alacaklara meydanı açmak için mikrofonu aldı eline önce, ardından da söz isteyenlere uzattı. Birkaç konuşmacının usül hakkında söylediği sözlerden sonra mikrofonu tekrar eline alan Başkan Erdem Gül, salonda çoğunluk olsa da bu gerginlik ve karmaşa ortamında genel kurulun yapılmasını uygun bulmadığını söyleyerek salonu terk etti.
Bu sözler tepki yaratmıştı.
Eğer bir kargaşa ve bundan kaynaklanan gerginlik varsa, bu sorunun organizasyondaki beceriksizlikten kaynaklandığı aşikardı. Ve sorumluluk da belediyeye aitti.
Ayrıca sorun tek başına o günün, yani genel kurul gününün sorunu değildi.
Genel Kurul hazırlıklarının olması gerektiği gibi yapılmamakta oluşuna ilişkin kaygılar, uzun süredir, bu konuyla ilgili insanlar tarafından dile getiriliyordu. Bu konu başkan Gül’le de birkaç kez konuşulmuştu. Olması gereken, belediye ve halihazır Kent Konseyi yürütmesinin, bu hazırlığı birlikte yapmalarıydı. Çağrının kimin tarafından yapılacağı değil, hazırlıkların kim tarafından ve nasıl yapılacağı önemliydi. Bu konuda iki taraf arasında da tam bir sağırlar diyaloğu hakimdi. Sorunu çözmek için yapılan girişimler, gerçekleşen buluşmalar da işe yaramamıştı. Başkan Gül, inisiyatif kullanmaktan kaçınıyor, buluşmalarda söylediklerinin arkası gelmiyor, sorun sürekli erteleniyordu. Ta ki, Genel Kurulun yapılması zorunlu son haftasına girilene kadar.
Kent Konseyi Yürütme Kurulu, kendi ifadesiyle, Başkanlıktan beklediği onay gelmediği gerekçesiyle bir Genel Kurul tarihi açıkladı. (27 Haziran) Hemen bir gün sonra ise bu defa, Belediye Başkanlığı bir başka tarih açıkladı. (29 Haziran)
Kafalar karışmıştı. Konu o günlerde de yapılan bir toplantıda ele alınmış ve tarafların bir araya gelmesi ve ortak tek bir tarihte mutabık kalmaları talep edilmişti.
Sonunda olması gereken buluşma gerçekleşti ve taraflar 28 Haziran tarihi üzerinde mutabakatlarını açıkladılar ve çağrı belediye sitesinden yapıldı.
O güne kadar Kent Konseyi sekretaryası tarafından toplanan temsilcilik belgeleri ışığında hazırlanan genel kurul hazirun listesi belediyeye verildi. Başkan talimatıyla bu liste üzerinde çalışıldı, liste sitede yayımlandı, itirazlar dikkate alınarak, yeni taleplerin büyük bölümünün kabulüne karar verildi. Buna göre, daha önce sadece Adalarla ilgili olan meslek odalarının temsilcilikleri onanırken, bu defa ilgi bağı aranmadan tüm meslek kuruluşlarının temsilcilerinin delege olarak kabul edileceği duyuruldu. Yine o güne kadar, sadece Adalar’da merkezi ya da şubesi olan dernek ve vakıflar temsilci verebilirken, bu defa, merkezi başka bir yerde de olsa Türkiye’de faaliyet gösteren dernek ve vakıfların temsilcilerinin eğer varsa başvurularının kabul edildiği bilgisi verildi.
Önceki genel kurullarda 80’lerde olan hazirun sayısı 110’un üzerine çıkmıştı. Ve bu konu çeşitli tartışmaları da beraberinde getirmişti. Ve son güne kadar da hazirun listesinde kimlerin olduğu netleşmemişti.
30 Haziran, 14 Temmuz’a erteleniyor
28 Haziran toplantısının, Başkan Gül tarafından çok da anlaşılamayan ve salonda tepki toplayan bir yöntemle ertelenmesinin ardından yapılan 30 Haziran toplantısına, 28 Haziran Genel kuruluna katılan çok sayıda delege katılmadı. Açık bir protesto havası esiyordu. 30 Haziran’da çoğunluk aranmaksızın yapılan Genel Kurula yaklaşık 35 delege katıldı. Toplantı açıldı, divan seçimi yapıldı ancak ardından yine Başkan Erdem Gül’ün önerisiyle, daha katılımlı bir Genel Kurul toplantısının gerçekleşebilmesi için 15 gün sonraya, 14 Temmuz’a ertelendiği açıklandı ve bu belediye web sitesinde de duyuruldu.
Sorunları giderebilecek, katılımcıları tatmin edecek bir Genel Kurul hazırlığı için şans doğmuştu. Bunun için, en başta yapılması gerekip de yapılamayan tek bir şey yeterli olacaktı. Erdem Gül tarafından, Genel Kurul delegeleri arasından konuya hakimiyeti ve tarafsızlığı ortak kabul gören örneğin üç kişilik bir komitenin atanması ve bu komitenin, Başkan yetkisiyle, hazirun listesi üzerinde çalışması, yönetmeliklere uygun bir hazirunla yeni bir genel kurul duyurusu yapılması, daha uygun bir salon bulunması ve sağlıklı bir toplantı için gerekli ortamın yaratılması.
Ancak yapılan görüşmeler, tavsiyeler son güne kadar sonuç vermedi ve ertelemeye neden olan ve katılımı düşüren etkenlerin ortadan kaldırılması ve herkese güven verecek bir atmosferin oluşturulması konusunda hiçbir şey yapılmadan 14 Temmuz Genel Kurulu’na gidildi. O zaman sorulması gerekiyordu, eğer bir şey değişmeyecek idiyse, neden 30 Haziran Genel Kurulu tamamlanmadı da ertelendi.
14 Temmuz’da toplanan Genel Kurul’da Delege sayısı 49’a çıkmıştı ama delegelerin altısı bu koşullarda yapılacak bir Genel Kurulla kapsayıcı ve katılımcı bir Kent Konseyi yaratılamayacağı düşüncesindeydi ve bu itirazlarını açılışta dile getirmişler, sağlıklı bir hazırlık için yeniden erteleme talep etmişler, kabul görmeyince de salonu terk etmişlerdi.
Sonuçta Genel Kurul toplandı, organları oluşturacak seçimler 43 delegenin kullandığı oyla tamamlandı.
Tam liste bilinmemekle birlikte, Genel Kurula katılan delegelerin çoğunluğu, önceki Genel Kurullara hiç katılmamış ya da delege vermemiş, bir bölümü Adayla ilişkileri tartışmalı yeni kuruluşların temsilcilerinden oluşmaktaydı.
Bu koşullarda oluşturulan yeni organların, gelecek 3 yıl içinde halkın yerel yönetime katılımında nasıl bir ara yüz oluşturacakları ise önemli bir sorun olarak kalacaktı.
Geleceğe kalan kötü miras
Gerek Genel Kurula hazırlık sürecinde gerekse başta ilk toplantı olmak üzere 28 Haziran-14 Temmuz arasında yaşananlar çok sayıda insan için derin bir hayal kırıklığıydı. Yönetimde söz sahibi olmak için her yolun mubah sayıldığı bir ruh hali, geleceğe çok kötü bir miras bırakılmasına yol açmıştı. Erdem Gül ismi başta olmak üzere aday isimler üzerinden cepheleşmeler yaratılmış, herkes buna göre kategorize edilebilmişti. Böyle bir cepheleşmenin, en başta Erdem Gül’e haksızlık olacağı düşünülmemekteydi.
Sonuçta, 2014-2019 döneminde bir anlamda yoktan var edilen bir Kent Konseyi için çaba, emek, zaman ve para harcayan çok sayıda kuruluşun, onlarca gönüllüsü küstürülmüş oldu. Nasılsa yenileri bulunur kolaycılığında olanlarınsa takkelerinin önlerine düşmesi için fazla zaman geçmesi gerekmeyecek.
Ama asıl kötü miras, gelecek genel kurullara damgasını vuracak.
Çok sayıda tartışmalı konuyla ve delik deşik edilmiş bir yönetmelikle.
Yeni yönetimden beklenenler
Adalar Kent Konseyi Genel Kurulu yapıldı ve 3 yıl süreyle görev yapacak yönetim organları da belirlendi. Dergi baskıya girdiğinde henüz genel sekreter ataması yapılmamıştı.
Sekretarya da oluştuktan sonra yeni dönem çalışmaları başlayacak.
Yaşanan tartışmalı dönem çok şeyi gölgelese de Kent Konseyi’nden beklenti büyük.
Adalı sivil toplum kuruluşları, genel kurul öncesinde, kuruluşundan bugüne Adalar Kent Konseyi deneyiminden yola çıkarak, yeni dönem için bir “Yaklaşım notu” hazırlamışlar ve 14 kuruluşun imzasıyla kamuoyuna duyurmuşlar, ayrıca konsey başkanlığı, Adalar Belediye Başkanlığı ve Adalar Kaymakamlığı’na iletmişlerdi.
Bu metnin yeni yönetim tarafından dikkate alınacağını umuyoruz.
Ama, tartışmalı dönemin gündeme taşıdığı başka konular da var, acil el atılması beklenen.
Öncelikle, 2014-2018 döneminde, Çalışma Gruplarında görev yapmış tüm insanların gönlü alınmalıdır. Yerel seçim öncesinde hiçbir belediye başkan adayı Adalar Kent Konseyi yönetimini ve özellikle de çalışma gruplarını ziyaret etmedi bildiğimiz kadarıyla. Seçimler sonrasında oluşan yeni belediye yönetimi ise, Kent Konseyi’ni bütünüyle yok saydı. Şu anda Adalar’ın gündeminde olan hemen her yönetim sorunuyla ilgili çalışmış, raporlar üretmiş gerek belediye, gerekse ilgili resmi kurum ve kuruluşlar nezdinde takipçisi olmuş ve önemli bir deneyim biriktirmiş insanlara hiç bir şey sorulmadı. Ne yaptınız, ne ettiniz ve ne önerirsiniz denmedi. Büyük bir hataydı ve ne yazık ki, bu hata, yeni Konsey yönetimi tarafından da sürdürülecek gibi görünüyor.
Konsey yönetiminden beklenen, öncelikle varlığına son verilmemiş olduğunu umduğumuz Çalışma Grupları üyelerini toplamak ve yeni dönemde de birlikte çalışma dileğini iletmektir. Kabul edip etmemek elbette grup üyelerinindir ama konsey yönetiminin böyle bir borcu vardır. En azından nezaket kabilinden.
Önemli ikinci unsur ise, daha şimdiden delik deşik edilmiş Adalar Kent Konseyi Yönetmeliği’ni acil olarak gündeme almak, yaşananlar ışığında yönetmeliği tartışmaya açmaktır. Bunun için Genel Kurul çağrısına da ihtiyaç vardır.
Üçüncü önemli konu da Adalar’ın halen yazlı-kışlı tek açık kültür merkezi konumundaki Çelik Gülersoy Kültür ve Sanat Merkezi’ne Adalı sivil toplum adına sahip çıkmaktır.