Çarşamba, 02 Aralık 2020 10:26

30 Ekim 2020 Sisam-Kuşadası Körfezi depreminin etkileri ve Adalarımız

Ögeyi değerlendirin
(1 Oylayın)

Ege Denizi ve Batı Anadolu deprem etkinliği her zaman yüksektir. Her zaman çok sayıda küçük ve orta kuvvette depremler bölgede yaygın bir şekilde olmaktadır. Bu etkinlik bazen 6.0 ve daha büyük depremler ve onların artçı depremleriyle artar (Şekil 1). Büyüklüğü 7.0 ve daha fazla olan deprem çok sık olmaz. 1900-2020 yılları arasında Yunanistan, Ege Denizi ve Batı Anadolu’da büyüklüğü 6.0 ve daha fazla olan deprem sayısı toplam 139 tanedir (Şekil 1). Bunlardan 126 tanesinin büyüklüğü 6.0-6.9 arasında, 13 tanesinin büyüklüğü 7.0 ve daha fazla olmuştur. Bu düzeyde bir deprem etkinliği olan coğrafyada hasar ve tsunami yaratacak depremlerle karşılaşma olasılığının yüksek olması olağandır ve sürpriz değildir.

30 Ekim 2020 tarihinde 14:51’de Sisam Adası-Kuşadası Körfezi’nde olan 7.0 büyüklüğündeki deprem (bazı deprem merkezleri büyüklüğü 6.9 olarak rapor etmişlerdir) son 120 yıldır bu coğrafyada olan 13. büyük deprem olarak bölgenin deprem tarihine kaydedildi. Bu depremde Ege Denizi’nin doğusundaki kentler çok şiddetli sallandı ve hasar aldı. Sisam dahil diğer yakın Yunan Adaları ve Batı Anadolu’da İzmir ve Aydın’a bağlı kıyı yerleşkelerinde çeşitli derecelerde yapı hasarları ve hasar yapıcı yükseklikte tsunami oldu. Bugünkü tekniklerle deprembilimciler depremin büyüklüğünü, yerini ve zamanını önceden haber verecek yönteme erişememiştir. Ancak Şekil 1’e baktığınızda yüzyıllık bir geçmişte dahi büyüklüğü 6.0’dan fazla çok sayıda deprem yaşanmıştır. Bu bağlamda denilebilir ki, hazırlıkları ve önlemleri ihmal etmeyelim, çünkü bu coğrafyada “deprem tarihi tekerrür etmektedir“.

Şekil 1 Şekil 1. Yunanistan, Ege Denizi ve Türkiye’nin batısında 1900-2020 yılları arasında olmuş ve büyüklükleri 6.0 ve daha fazla olan depremlerin dağılımı. Kırmızı daireler büyüklüğü 7.0 ve daha fazla olan depremleri gösterir.

Şekil 2 Şekil 2. 30 Ekim 2020’de olan 7.0 büyüklüğündeki ana depremin yeri (siyah yıldız), Sisam Fayı (mavi renkli kesikli çizgi), artçı depremler (küçük kırmızı daireler). Sol üstte gösterilen şekildeki gibi bu depremde Sisam Adası yükselmiş (+ işaret), önündeki Kuşadası Körfezi tabanı çökmüştür (- işaret). Artçı depremlerin fayın batısına ve güney doğusuna uzandığı görülmektedir.

 

Sisam Fayı hareket etti

30 Ekim 2020 depreminin dış merkezi Sisam Adası’na 12 km, Türkiye kıyılarına en yakın yerleşim noktası ise 13 km uzaktaydı. Yapılan sismolojik analiz ve uydu gözlemlerinden depremin Sisam Adası’nın kuzey kıyılarına 5 km uzakta, doğu-batı doğrultusunda uzanan Sisam Fayı üzerinde olduğu saptandı.

Yıllardır sürdürülen jeofizik ve jeolojik araştırmalar Sisam Fayı’nın diri bir fay olarak tescil etmiş ve yıkıcı bir deprem yaratma gücü olduğunu ortaya koymuştur. Tarihi kaynaklar Sisam Fayı ve çevresinde geçmiş yüzyıllarda birçok yıkıcı deprem olduğunu belgelemektedir. Tarihsel dönemde olmuş ve yıkıcı olarak tanımlanan MÖ 200 ve MS 47, 1761 depremleri Sisam Fayı ile ilişkilendirilmiştir. 19. yüzyılda büyüklüğü 6.0’dan büyük altı deprem, 20. yüzyılda iki yıkıcı deprem kayıtlara geçmiştir. 11 Ağustos 1904 yılında Sisam Fayı üzerinde olan 6.8 büyüklüğündeki deprem Yunan adalarında ve batı Anadolu’da Ödemiş ve Aydın dahil bir çok yerde önemli hasarlara neden olmuştur.

30 Ekim 2020 saat 14:51’de Sisam Fayı hareket edince, 7.0 büyüklüğünde ve 15 km derinlikte bir kırılmayla çevresine yaydığı yüksek enerjili sismik dalgalarla hem yapılara hasar verip can kaybına neden oldu, hem de uzun yıllardır bölge halklarının yaşamadığı tsunami felaketine yol açtı.

Binlerce artçı deprem oldu ve halen sürmekte. Artçı depremler ana deprem merkezinin iki tarafında dizildi (Şekil 2). Ana depremin oluşturduğu kırılmanın (fayın) boyu 40-50 km arasında, fay düzleminin yeraltındaki genişliği ise 18 km olarak hesaplandı. Kabaca, 750 kilometrekarelik bir fay üzerinde 15-20 saniye süren bir kırılma gerçekleşti. Nitekim depremi yaşayanlar bu sürelerde sarsıntının sürdüğünü dile getirmişlerdir.

Depremi yaratan fay hareketi Sisam Adası’nın güneyinde yaklaşık 10 cm’nin üzerinde yükselme oluştururken, Adanın kuzeyinde deniz altındaki doğu-batı doğrultulu normal fayın düşen 1.8 m çökmeye neden olmuştur. Yunanlı deprembilimci Gerassimos Papadopoulos ise Adanın kuzey ve güney kıyılarında yaptığı gözlemlerden depremin Sisam Adası kıyılarında 18-25 cm arasında değişen bir yükselme olduğu ve denizin kıyı çizgisinden ortalama 3 m çekildiğini belirtmiştir. Birçok araştırmacı Sisam-Kuşadası Depremi’nin Sisam Adası’nı çevreleyen ana fayların Ege Denizi ve Ege kıyılarımıza yakın birçok diri fay üzerine ek gerilmeler yüklediğini ve kırılma ihtimalini arttırdığını öne sürmüşlerdir.

Büyük depremin uzak alan etkileri, tsunami ve İzmir şehir merkezindeki kayıplar

30 Ekim 2020 saat 14.51'de Sisam Adası-Kuşadası Körfezi'nde olan 7.0 büyüklüğündeki deprem İzmir'in şehir merkezinde beklenenin üstünde büyük hasar yaptı ve 115 kişi öldü. Neden "beklenenin üstünde" kayıplar vardı? Çünkü deprem İzmir'in şehir merkezinden 70 km uzaktaydı. Evet, deprem büyüktü ama bir o kadar da uzaktı. Depremin merkezinden çıkan sismik dalgalar İzmir körfezi çevresindeki kalın tortul zeminde büyüdü ve üzerindeki hatalı yapıları affetmedi. Bakanlığın açıklamasına göre kayıpların %90’ı İzmir Bayraklı ve Bornova İlçelerindeki bazı mahallelerde oluştu. Resmî açıklamalara göre 11 Kasım 2020 itibariyle 109.921 binada 586.000 bağımsız bölümde hasar tespit çalışması tamamlanmıştır. Bu çerçevede ağır hasarlı, acil yıkılacak ve yıkık bina sayısı 506 olup, bu binalardaki bağımsız hane sayısı 4.239’dur. 511 bina orta hasarlı, 5.119 bina az hasarlıdır. 2.423 çadır kurulmuş ve 17.263 battaniye, 10.730 yatak dağıtılmıştır. 1.000 adet konteyner kurulum çalışmaları başlamıştır. Deprem merkezine 40 km uzakta olan Kuşadası’nda 17 binanın ağır hasarlı, 269'u konut, 42'si ticarethane, 2'si depo ve biri de okul olmak üzere 314 binanın ise orta hasarlı olduğu belirlenmiştir. Doğal Afetler Sigorta Kurumu (DASK), hasarlar nedeniyle 2 milyar TL’ye yakın bir hasar olduğunu açıklamıştır.

Hasar olan mahallelerde yapılan incelemeler sonucunda oluşan bu büyük hasar ve kayıpların nedenlerinin daha önceki büyük depremler için yapılan tespitlerden fazla bir fark olmadığı görülmektedir. Türkiye Deprem Vakfı’nın raporunda hasarların yüksek olmasının üç ana faktörden kaynaklandığı belirtilmiştir. Bunlar sırasıyla, İzmir’in körfez civarının deprem dalgalarını büyüten bir havzanın üzerinde yer alması, deprem yönetmeliklerine uyulmaması ve yapıların önemli bir kısmının yapı denetimlerin tam olarak yapılmadığı dönemlerde, 1990’larda inşa edilmesidir. Görülüyor ki her büyük depremde benzer gözlemler yapılmakta, öneriler yazılmakta ancak ödevler yapılmamaktadır. İzmir'de bu büyük hasar bana 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminin 90 km ötedeki Avcılar'daki hasar ve kayıpların nedenlerini hatırlatıyor. Orada da sorunlu zemin üzerinde hatalı yapılar vardı.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin tsunami gözlemleri raporuna göre Zeytineli (40 km), Alaçatı (51 km), Demircili (33 km), Altınköy (33 km), Sığacık (30 km), Akarca (27 km), Tepecik (24 km) ve Gümüldür (24 km) sahillerinde önemli hasarlar yapan tsunami olayları ile karşılaşılmıştır (Şekil 3). Depremden ortalama 10-15 dakika sonra tsunami bu sahillere ulaşmış, en az 50 cm ve en çok 190 cm yüksekliğe ulaşarak kıyılardan içerilere hücum etmiş ve geniş alanlara yayılmıştır. Deniz, Akarca’da 320 m, Alaçatı ve Zeytinli’de 1.300 m kıyıdan itibaren içerilere girmiş ve hasar yapmıştır. Akarca limanında 20 tekne batmıştır. Sığacık sahilinde tsunamiden kaçamayan bir vatandaşımız ölmüştür. Kandilli Rasathanesi Deprem İzleme ve Tsunami Uyarı Merkezi depremden 11 dakika sonra AFAD’a tsunami bilgisi geçmiş ancak bu uyarı (alarm) sahildeki yerleşkelere ulaştırılamamıştır. Bu durum ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konu olarak önümüzde durmaktadır.

Deprem merkezine en yakın Sisam Adası (12 km) dahil çevredeki tüm adalarda çeşitli yüksekliklerde tsunami dalgası gözlenmiş, bazı adalarda kıyıdan içerilere girmiş ve hasarlar yapmıştır. Depremden 10 dakika sonra tsunami Sisam Adası’nın Vathy koyuna ulaşmıştır. Vathy koyunda tsunami yüksekliği 2.0 m’ye ulaşmış ve 100 m içerilere girmiştir. Tsunami dalgasının kıyıdan içerilere giriş hızı 2 m/saniye civarındadır. Sisam Adası’nda tsunami nedeniyle can kaybı rapor edilmemiştir.

Şekil 3Şekil 3. Tsunami gözlenen yerleşkeler ve Akarca yerleşkesinde tsunaminin eriştiği yükseklik. Sarı renkli yıldız 7.0 büyüklüğündeki depremin konumunu göstermektedir

Ana Marmara Fayı hareket ederse Adalar için tehlike ve riskler ne olabilir?

17 Ağustos 1999 depremi sonrası Marmara Denizinde yapılan ayrıntılı deniz sismiği, deprem tarihi, depremsellik ve jeoloji araştırmaları Kuzey Anadolu Fayı’nın kuzey Marmara Denizi tabanındaki uzantısı Ana Marmara Fayı üzerinde büyük bir depremin olma olasılığının yükseldiğini ortaya koymaktadır. Böyle bir depremle karşılaşma olasılığı %65 düzeylerine erişmiştir ve artış sürmektedir. Boğaziçi Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ne İBB tarafından yaptırılan araştırmaya göre İstanbul’un bir büyük depremin yaratacağı sarsıntı şiddeti ve neden olacağı tsunami nedeniyle maruz kalacağı insan ve yapı kaybı sayıları ve diğer mekânsal ve ekonomik kayıplar belirlenmiş ve İBB WEB sayfası üzerinden halkın bilgisine sunulmuştur. Söz konusu depremin en yakın olduğu mekân Adalarımızdır. Ana Marmara Fayı Yassıada ve Sivriada’ya 3 km, diğer adalarımıza 8 km uzaklıktadır. Adalar bu fayın yaratacağı depremin sarsıntılarını en önce ve en şiddetli algılayacak konumdadır. Ayrıca oluşacak tsunami en önce Adalara gelecek ve tsunami yükseklikleri oldukça fazla olacaktır.

Adalarda var olan yapı kümelerinin türleri, yaşı ve üzerinde bulundukları zemin özellikleri göz önüne alındığında Ana Marmara Fayı üzerinde 7.5 büyüklüğünde bir depremin olması durumunda hesaplanan can kaybı ve yapı hasarları belirlenmiştir. Buna göre adalarımızdaki toplam 6.393 bina ve kayıtlı 15.238 kişi için kayıplar ve hasar durumu şöyledir: Can kaybı: 76, yıkık ve ağır hasar: 1.156 bina, orta hasar: 1.894 bina, hafif hasar: 1.892 bina, geçici barınma ihtiyacı duyacak kişi sayısı 3.115 olarak belirlenmiştir. Bu tahminlere göre Adalar’da toplam bina sayısına göre yıkık ve ağır hasar alan bina yüzdesi %18’e ulaşmaktadır. Can kaybı sayıları ikamet kayıtlı 15.238 kişilik nüfusa göre hesaplanmıştır. Yaz sezonunda yazlıkçıların gelmesiyle Adalar nüfusunun 50.000-70.000 kişi civarında olduğunu düşünürsek, bu durumda yazın olan deprem nedeniyle can kaybı Çizelge 1’de verilen sayılardan 3.5-4.0 kez daha fazla olabilir.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi raporunda büyük bir deprem durumunda veya Marmara Denizi kıyıları açıklarındaki büyük deniz heyelanlarının hareket etmesi nedeniyle oluşabilecek tsunami modellemeleri yapılmıştır. 7.5 büyüklüğünde bir deprem durumunda Adalarımız kıyılarında oluşacak tsunamiye maruz kalacak binaların özelliklerine göre dağılımı Çizelge 2 ve Çizelge 3’de verilmiştir. Raporda deprem sırasında veya deprem harici denizde oluşabilecek deniz heyelanı nedeniyle Adalarımız kıyılarında tsunami etkilerine dair ayrıntılar ilgili rapordan edinilebilir.

Çizelge 1 Çizelge 1. Mw=7.5 Senaryo depremi için Adalar ilçesi mahalle bazlı can kaybı-yaralanma tahminleri

 

Çizelge 2Çizelge 2. Adalar İlçesi mahalle bazlı su basma (tsunami) analizi sonuçları

 

Çizelge 3 Çizelge 3. Adalar İlçesi suyla temas eden yapıların mahalle bazlı analiz sonuçları

 

30 Ekim 2020'de 7.0 büyüklüğündeki Sisam-Kuşadası körfezi depremi, 70 km uzaktaki İzmir şehir merkezinde neden olduğu can kayıpları ve yıkılan-ağır hasar alan binalar nedeniyle önceki depremlerde yaşadığımız acı gerçekleri hatırlattı. Bu coğrafyada böylesine dramlar ilk kez yaşanmıyor. Bu imar anlayışı ve düzen, afet risklerini azaltan bir kimliğe kavuşmadıkça deprem ve diğer doğal tehlikelerin afete dönüşen acı sonuçlarını yaşamaya devam edeceğiz gibi görünüyor.

Olası büyük bir depreme karşı Adalar İlçesinde deprem güvenli yaşamın sağlanması ve tarih ve kültür mirası dahil tüm yapıların projelendirilerek ve güçlendirilerek geleceğe miras bırakılmasının bir yöntemini bulmamız gerekiyor. Bu yöntem Prens Adaları’nın doğal, tarihi ve arkeolojik mirasını zedelemeyen, onu geleceğe güçlendirilmiş olarak aktarabilen bir anlayışla oluşturulmalıdır. Bu amaca yönelik olarak her tehlike ve risk türüne göre hazırlanan mekânsal, sosyal, ekonomik, yasal ve yönetsel önlemlerin eş güdümünü sağlayan, farklı risk sektörlerine ilişkin risk azaltma projelerini bütünleştiren kapsamlı bir imar planı, yani sakınım planı ile uygulamalara başlamak gerekmektedir. Bu uygulamalar sürecinde, Prens Adaları’nı Yassıada’ya benzetme niyetlerini boşa çıkarmanın stratejisi de mutlaka tesis edilmelidir.

Bu uygulamaların gerçekleşmesi yolundaki eylem gücünün ve kaynakların yaratılması için merkezi yönetimler ile yerel yönetimlerin temsilcilerinin yanı sıra yereldeki sektörler ve STK’larla iş birliği ortamının sağlanması, çözüme doğru atılmış önemli bir adım olacaktır. Umarım deprem risklerini azaltmayı başarırız.

 

Kaynakça

Chatzipetros, A., Kiratzi, A., Sboras, S. , Zouros, N. & Pavlides, S., 2013. Active faulting in the north-eastern Aegean Sea Islands. Tectonophysics, 597–598, 106–122.

CSEM, 2020. https://www.emsc-csem.org/Earthquake/earthquake.php?id=915787

ERD, 2020. https://deprem.afad.gov.tr/sondepremler

Erdik, M., Demircioğlu, M. B. & Cüneyt, T., 2020. İzmir’de, 30 Ekim Ege Denizi depreminden kaynaklanan bina hasarlarının nedenleri incelendi, Temblor, http://doi.org/10.32858/temblor.139

Eyidoğan, H., 2020. https://bilimvegelecek.com.tr/index.php/2020/11/17/7-0-buyuklugundeki-izmir-depreminin-ozellikleri-tsunami-ve-agir-hasarin-nedenleri/

Eyidoğan, H., 2020. https://t24.com.tr/yazarlar/haluk-eyidogan/izmir-i-vuran-deprem-erken-uyari-ve-tsunami,28792

Ganas, A., Elias, P., Briole, P., Tsironi, V., Valkaniotis, S., Escartin, J., Karasante, I., & Efstathiou, E., 2020, Fault responsible for Samos earthquake identified, Temblor, http://doi.org/10.32858/temblor.134

Gök, E., Chávez-García, F. J. & Polat, P., 2014. Effect of soil conditions on predicted ground motion: Case study from Western Anatolia, Turkey Physics of the Earth and Planetary Interiors 229 (2014) 88–97.

İBB-KRDAE Raporu, 2018. İstanbul İli Olası Deprem Kayıp Tahminlerinin Güncellenmesi Projesi.

İBB-ODTÜ, 2018. İstanbul İlı̇ Marmara Kıyıları Tsunamı̇ Modelleme, Hasar Görebı̇lı̇rlı̇k ve Tehlı̇ke Analı̇zı̇ Güncelleme Projesı̇ Sonuç Raporu.

İTÜ Raporu, 2020. 30 Ekim 2020 İzmir Depremi Değerlendirme Raporu, İstanbul Teknik Üniversitesi, 31 sayfa.

İzmir Belediyesi İzmir Deprem Senaryosu ve Deprem Master Planı, 2000. http://www.izmir.bel.tr/izmirdeprem/

KRDAE, 2020. http://www.koeri.boun.edu.tr/sismo/2/deprem-bilgileri/onemli-depremler/

McKenzie, D. P., 1978. Active tectonics of the Alpine–Himalayan belt: the Aegean Sea and surrounding regions, Geophys. J. Roy. Astr. Soc. 55, 1, 217-254.

Mountrakis, D., Kilias, A., Vavliakis, E., Psilovikos, A., & Thomaidou, E., 2003. Neotectonic map of Samos Island (Aegean Sea, Greece): implication of Geographical Information Systems in the geological mapping. Proceedings of the 4th European Congress on Regional Geoscientific Cartography and Information Systems, Bologna, Italy, 1, pp. 11–13.

Ocakoğlu, N., Demirbağ, E. & Kuşçu, İ., 2005, İzmir Körfezi ve çevresinin sualtı aktif fayları ve depremselliği Yerbilimleri, Hacettepe Üniversitesi Yerbilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Dergisi, 27 (1), 23-40.

Pavlides, S.,Tsapanos, T., Zouros, N., Sboras, S., Koravos, G. & Chatzipetros, A., 2009. Using active fault data for assessing seismic hazard: a case study from ne Aegean Sea, Greece Earthquake Geotechnical Engineering Satellite Conference XVIIth International Conference on Soil Mechanics & Geotechnical Engineering 2-3. 10. 2009, Alexandria, Egypt.

Segou, M., 2020, Samos depreminin 48 saat sonrasında neler biliyoruz?, Temblor, http://doi.org/10.32858/temblor.132

Stiros, S., Laborel, J., Laborel-Deguen, F., Papageorgiou, S., Evin, J. & Pirazzoli, P. A., 2000. Seismic coastal uplift in a region of subsidence: Holocene raised shorelines of Samos Island, Aegean Sea, Greece. Marine Geology. Marine Geology, 170, 41-58.

Triantafyllou, I., Gogou, M., Mavroulis, S., Katsetsiadou, K. N., Lekkas, E. & Papadopoulos, G. A., 2020. The tsunami caused by the 30 October 2020 Samos (Greece), East Aegean Sea, Mw6.9 earthquake: impact assessment from post‐event field survey and video records (v2, 16 Nov, 2020) https://www.researchgate.net/publication/345977238_Samos2020-TSUNAMI-REPORT-FINALv2

USGS, 2020. https://earthquake.usgs.gov/earthquakes/eventpage/us7000c7y0/executive

Yalçıner, A. C., Doğan, G. G., Ergin Ulutaş, E., Polat, O., Tarih, A., Yapar, E. R., Yavuz, E., 2020. The 30 October 2020 (11:51 UTC) İzmir-Samos earthquake and tsunami; post-tsunami field survey preliminary results, ODTÜ, Ankara. 28 sayfa.

Son değişiklik Çarşamba, 02 Aralık 2020 14:28
Yorum yapmak için oturum açın