Sayı 138 - Aralık 2016

Sayı 138 - Aralık 2016

 

Adalar, bir yudum nefes ve huzur için sığınak...

 Kapak Fotoğrafı: Andrée Galataud Coşkun

 

Bu ayki “Adalıdan” “Sözün bittiği yerde, mısralar konuşsun istedik.” Evet, Adalar şu an masal diyarı gibi, lakin Adalılar ülke gündemi gibi… 2017 yılının ilk sayısında görüşmek dileğiyle…
Bütün dünya, ‘Dünya Çocuk Hakları Günü’ için hazırlıklar yaparken, 1995 yılında Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne imza atan Türkiye de, çocukların tecavüzünün meşrulaşmasına hizmet edecek bir önergeyi mecliste yasalaştırmak için hazırlık yapıyordu.
Adalar Kent Konseyi ve Adalar Kent Konseyi Gençlik Meclisi, Adalar’daki ulaşım sorununa yönelik bir kampanya başlattı. Kampanya başlatıcıları, Adalar hattında Şehir Hatları vapur sefer sayısının arttırılmasını ve 24 saat sefer imkânı tanınmasını istiyor.
Her yıl olduğu gibi dualarla, iyi dileklerle, umutla başladığımız yılı, düş kırıklıklarıyla bitiriyoruz. Ve yine her yıl olduğu gibi, bir önceki yılı arayarak, daha beterinden korkarak. Ülkemizde her konuda “Gelen gideni aratır” kavramı asla şaşmaz. Ne umarsak tersi çıkar, düşlediğimiz her şeyin sonu hüsrandır.
Adalı Dergisi sayesinde fikirlerimi paylaşan “Ada Sevdalıları” dostlarıma teşekkürlerimi arz ederken, ay sonunda bitecek olan 2016 yılını, buruk bir şekilde selamlamak durumunda olduğumu itiraf ederim. Dünyada artan huzursuzluklardan tek sığınma yerim olan Büyükada, son zamanlarda şehirvari değişimlere uğramakla kalmadı, değişimin değişmekte olduğunu kabul etmeyen kişilerdeki “Adadan Şikâyet” modası, ortam bularak yayılıyor…
Filli Boya’nın kadın istihdamı ve fırsat eşitliğini desteklemek amacıyla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve İşkur’un katkılarıyla başlattığı “Filli Kadın Ustalar Projesi”nin 2. etabında Adalı kadınların da yer alması için Adalar Kent Konseyi Kadın Meclisi çalışmalar yürütmektedir. Adalar Kent Konseyi Kadın Meclisi; “Projeyle ilgilenen 20-50 yaş Adalı kadınların “inşaat boyacılığı mesleki…
Edebiyatımızın usta öykücüsü Sait Faik Abasıyanık’ın 110. yaşı çok sevdiği adasında kitaplarının telifini ve mal varlığını bağışladığı Darüşşafaka Cemiyeti, Sait Faik Abasıyanık Müzesi, Adalar Belediyesi ve Burgazada Gönüllüevi’nin organizasyonuyla kutlandı.
Yavru Vatan Kıbrıs’ın coğrafi durumundan, turizminden, tarihinden, Adada tarım yapmanın zorluklarından ne de ekonomisinden bahsedeceğim. Akdeniz’deki bu Ada, yabancı bir ülkede olsaydı bu yazıyı yazmazdım fakat kısa sayılabilecek bir tatil geçirdiğim Adada beni fazlası ile mutlu eden şeylerin başında Kıbrıs’ta gördüğüm insancıl davranışlar, saygı, terbiye, güven, kısaca Kıbrıs’ta karşılaştığım, göz zevkime,…
Bugüne değil de düne dönsek, çocukluk yıllarımıza. Hep denizin kıyısında geçirdiğimiz altmışlı yılların yaz günlerine. Adalar’da veya İstanbul’un herhangi bir yerinde dizlerimize kadar suyun içinde olduğumuzu, yürüdüğümüzü, bir yosunluk alana geldiğimizde içimizin ürperdiğini, hafifçe korktuğumuzu hatırlasak. Bizi ne korkuturdu? Örneğin ahtapotlar mı? O dönemler bir ahtapot ile karşılaş mıydık, nedir…
Kudüs’ün Zeytindağı bölgesini, İsa’nın son akşam yemeğini yemeden önce dinlendiği zeytinlik ve yanı başındaki soğan mimarisi ile Rus tarzında yapılmış kiliseyi görüyor, içindeki ilginç tasvirleri seyrediyoruz.
Vehbi Koç Ankara Araştırmaları Uygulama Ve Araştırma Merkezi’nde (VEKAM) 11-12 Kasım tarihlerinde Sözlü Tarih Çalıştayı düzenlendi.
Anne-baba olduğumuzda çocuğumuzun sorumluluğunun, zihinsel ve ruhsal gelişiminin yalnız bize ait olduğunu zannederiz. Oysa bir çocuğu birçok insan yetiştirir. Çocuğu yetiştiren insanların duruşu ve düşünce yapılarının toplamıdır evlat. Bizlerin ve evlatlarımızın öğretmenleri, toplumumuzun en büyük mimarlarıdırlar.
Dicle’den Burgazada-Marta Koyu’na uzanan mısralar… Dicle’de akşam günbatımı sonrası bir avuç gökyüzü misali dışarıya hasret bırakılırken genç-yaşlı-çocuk bedenler, Marta Koyu’nda çok avuç gökyüzünde sılaya hasret, prangalı bir yürek olmak da zor zanaat. Bu zor zanaatı kim bilir nasıl başarmışsa başarmış ve mısralarıyla her yanı donatmış İbrahim Batur. Bize de şiirlerini okumak düşer…
H. Can Yücel, Banu Kanun, Meryem Kaya, Elvan Ayaz ve Nur Hüyas'dan yeni yıl dilekleri...
Adalar, yerleşkesi gereği anakaradan daha şiddetli lodos vb. durumları sürekli olarak yaşamaktadır. Bu yazı, soba zehirlenmesi ve karbonmonoksit zehirlenmesi hakkında halkımızı bilinçlendirmek ve farkındalığını artırmak için hazırlanmıştır.