Çarşamba, 02 Haziran 2021 10:20

Robert Schild ile kitabı üzerine: Burgazadası: “Dar alanda çok kültürlülük...”

Ögeyi değerlendirin
(0 oy)
Robert Schild kitap için bir görüşmede Robert Schild kitap için bir görüşmede

Adalı Yayınları’ndan Mayıs ortasında yayımlanan “Burgazadası...Canlı Bir Etnografik Müze: Ada’dan İnsan Manzaraları” kitabının yazarı Robert Schild ile kitabı, ada üzerine çalışmaları ve Burgazadası üzerine konuştuk.

Bu çetin araştırma ve yazım macerasına ne zaman giriştiniz? Sizi teşvik eden, motive eden unsurlar neydi?

Otuzu aşkın yıl önce Burgazadalı olduktan hemen sonra, oradaki çok kültürlülük beni cezbetti: 1.5 km kare üzerinde yirmiyi bulan değişik etnik ve dini toplumlar, dünyada bence tektir! Bu olguyu bir şekilde dile getirmek gerekiyordu. Onun için bazı çalışmalar yaptım, son olarak da 2019’un yaz aylarında bu kitabı hazırlamaya giriştim.

Hazırlık ne kadar sürdü?

Söyleşilerin büyük bir kısmını 2019’un Temmuz-Eylül ayları arasında yaptım; kış aylarını yurtdışında geçirdiğim için devamı email ve whatsup üzerinde gelişti. Önce kitabı Almanca olarak yazmak istiyordum ve onun için Almanya ve Avusturya’da yayınevi araştırmalarına giriştim ama nafile – ilgi duyabileceğini kestirdiğim yayınevlerin tümü, konuyu fazla spesifik buldu! Onun üzerine yapmış olduğum 83 söyleşiyi 2020’nin ortalarında Türkçe olarak derlemeye başladım ve Adalı Yayınları’na teklif ettim, onlarla da çok olumlu bir işbirliğimiz gerçekleşti...

Çalışmalarınız sırasında hatırınızda kalan hoşluklar var ise aktarır mısınız?

Her şeyden önce, söyleşilerden önce tanımadığım birkaç kişi ile tanışmak, keza sadece az tanıdığım bazı kişiler ile dostluklar kurmak, çalışmaların en hoş yanıydı. Diğer bir sürpriz, onyıllardır artık Burgaz’da olmayan, kimileri ABD gibi uzak diyarlarda oturan kimi büyüklerimin, bu projemden söz ettiğimde yüzleri gülerek Ada’da yaşadıkları “cennetvari” günleri anlatmak için adeta yarışmalarıydı...

Kitapta yeganeliklerden söz ediyorsunuz. Sizce en önemli yeganelik nedir Burgaz söz konusu olduğunda.

Yukarıda sözünü ettiğim “dar alandaki çok kültürlülük” – aslında bunu yurt dışında da tanıtmalı... Bundan öte, görüştüğüm bazı kişilerin Burgaz’ı “vatan” olarak tanımlamaları, diğer adalar söz konusu olduğunda hiç karşılaşmadığım bir benzetmedir. Kimileri, bir “Burgaz Cumhuriyeti”nden dahi bahsediyor! Görüşmüş olduğum bir kişinin dedesinin “Burgaz UHU gibidir – bir kere yapıştın mı, bir daha ayrılamazsın...” sözleri de burada anılmaya değer.

Burgaz için daha önce farklı çalışmalarınız olduğunu da biliyoruz. Bunlardan da söz eder misiniz?

2000 yılından başlamak üzere, Burgazadası’ndaki çok kültürlülük, keza “adalılık” ve ada edebiyatı hakkında makalelerim çeşitli basın organlarında yayımlandı. Ancak gönlümde hep bir belgesel çekmek yatıyordu, İngilizce altyazılarıyla, yurt dışında da izlenebilmek üzere... Bunu nihayet 2005 yılında Nedim Hazar dostum ile birlikte yapabildik. Bu film, NTV’de de gösterildiği gibi, birçok etkinliklere, festivallere de davet edildi. Ne var ki, filmin konusunu ve baş aktörlerini bizzat belirlemiş olmama karşın, benim için yeterinde “bilimsel” olmadı ve onun için bu kitaba gereksinim duydum. Arzu eden, filmi internetten https://www.youtube.com/watch?v=s4O7FanMBeU linkinden izleyebilir veya DVD’sini Adalı Yayınları’ndan da temin edebilir.

Burgazadası ve İstanbul'un geleceğine ilişkin, halen kalmış bu değerlerin korunması ve sürdürülebilirliğine ilişkin değerlendirmelerinizi, endişelerinizi, umutlarınızı da öğrensek sizden.

İşte burada baltayı taşa vurdunuz gibime geliyor! Zira, size söyleyebileceklerim hiç ama hiç iyimser olamaz, ne yazık ki... Çok kültürlülük olgusundan başlayacak olursak, kitapta kimi örneklerde gösterdiğim gibi, o meşhur “mozaik”in bazı taşları düşmek üzere – Ada’da kaç Katolik Rum, kaç Levanten, kaç Alman, kaç Karay Yahudisi kaldı ki! – Çevre konularına gelince, şu sıralarda Marmara Denizini abluka altına almış olan “salyalar”, söylemek istediklerimin görsel olarak altını çiziyor gibi... Endişem, korkum, bu güzel denizimizin çok geçmeden daha da kirleneceği, dahası kokmaya başlayacağı şeklindedir. – Ancak bu söyleşiyi yine de iyimser bir alıntı ile sonuçlandırmak istiyorum: Kitabı hazırlarken görüştüğüm Adalı Prof. Nükhet Sirman’a göre “Burgaz’da, adanın böyle kalması için uğraş veren insanlar var. Ada bozulmasın, (...), adayı ada olmaktan çıkaracak birileri gelmesin diye! Böyle bir bilinç var burada.”

 

Son değişiklik Cuma, 04 Haziran 2021 10:17
Yorum yapmak için oturum açın