Çarşamba, 02 Haziran 2021 09:58

Meydanda sergi kurmak

Ögeyi değerlendirin
(1 Oylayın)

Büyükada’nın Arabacılar Meydanı olarak bilinen ve 150 yıllık geçmişi olan tarihi bir alanda sergi fikri önümüze geldiğinde, heyecanlanmadım desem yalan olur.

Açık kamusal alanlarda sergi çalışmalarına uzak değildim. Şöyle dönüp baktığımda, şu son 10 yıl içinde bireysel ya da ortak, açık alanda çok sayıda sanatsal girişimin parçası olduğumu hatırlıyorum.

Ama bizim Büyükada’da faytonların durak noktası olarak bildiğimiz, sıraya girip faytona binmek için sadece girişini kullandığımız, çevresi uzun yıllar sadece atlara, faytonlara ve sürücülere hizmet verenler tarafından çevrelenmiş ve Adalılara uzak düşmüş bir meydandan söz ediyorduk.

2019’un son günlerinde Büyükada ahırlarında çıkan ruam vakaları, 100’den fazla atın ölümü, ardından ilan edilen karantinayla ölümlerin devam etmesi, 150 yıllık faytonculuk geleneğine bir kararla son verilmesi ve ardından yaşananlar, bu meydanı da tartışmaların odağına yerleştirmiş durumdaydı.

Öte yandan İBB, son aylarda İstanbul’un önemli meydanlarıyla birlikte, bu meydanın da bundan böyle nasıl kullanılacağını yarışmayla düzenlemeye karar vermiş ve bunun için bir takvim oluşturup, çok sayıda toplantıyla süreci Adalıların katılımına açmıştı. Yarışmaya proje kabulü 2021 Nisan ayında başlayacak, iki aşamalı değerlendirme sonrasında Temmuz ortasına doğru sonuçlanacak, ardından da seçilen projenin uygulamasına yönelik tartışmalar başlayacaktı. Adalar Müzesi, bir sergiyle bu sürece destek olabilmek, meydanın tarihine ışık tutabilmek niyetindeydi. Mart ayındaki katılım toplantılarında bu niyetin dile geldiğini biliyorduk. Aynı toplantılarda, çok sayıda Adalı katılımcı, meydanın kültüre, sanata ve buna ilişkin etkinliklere açılması görüşünü dile getirmiş ve bu da yarışma şartnamesine konmuştu. Müze’nin kurucusu Halim Bulutoğlu, sergiye paralel olarak meydanda Adalı sanatçılarla ortak bir sergi fikrini açtığında hemen kabul ettim.

Konuyu Adalar’da yıllardır birlikte çalıştığımız sanatçı arkadaşlarımla paylaştım. Süremiz kısıtlıydı ve pandemi koşullarındaydık. Ama buna rağmen, kısa süre içinde onu aşkın sanatçı arkadaşımızla bir grup oluşturmuş, ilk toplantımızı zoom üzerinden yapmış ve çalışmaya koyulmuştuk bile.

Bir bölümümüz, ellerindeki hazır işlerle sergiye katılacaklardı. Ama ağırlıklı bölüm ise, yeni iş üretecek ve üstelik bu üretimlerini, meydanı çevreleyen ve tıpkı faytonculuk gibi yüzyılı aşkın geleneği ve devamlılığı olan marangoz, demirci gibi zanaatkarlarla birlikte ortak olarak yapacaklardı. İşe heyecan ve anlam katan bir başka taraf da buydu. İşler, meydanı çevreleyen kapalı ve açık alanlara yerleştirilecekti. Bunun için keşif çalışmalarına başladık. Gördük ki, kapalı alanları kullanabilmemiz kolay olmayacak. En azından pandemi koşulları buna izin vermeyecek. Açık alanlar ise, zorlu alanlardı. İzin alınsa bile, konulan işlerin güvenliği nasıl sağlanacaktı?

Gözü karartmak denir ya, bizimkisi biraz öyleydi.

Bir yandan işlerimizi hazırlıyor, bir yandan da karşımıza çıkan, çıkarılan irili ufaklı engelleri aşmak için çaba gösteriyorduk. Bu süreçte kafası karışan, sıkılan, ürken arkadaşlarımız oldu. Açılan alanlara yenileri katıldı.

Niyetimiz nisan sonunda sergiyi açmaktı. Ardından pandemi yasakları geldi. Ve de izin süreçleri. Beklemediğimiz kadar uğraştırıcı.

Sonuçta hep birlikte, 21 Mayıs’ta karar kıldık. 17 Mayıs’ta pandemi kısıtlamaları kalkacaktı. Ve biz, işlerimizi 4 günde yerleştirecektik. Böylesine ucu ucuna.

Sonunda oldu. 21 Mayıs Cuma günü, neredeyse 20 gün açık ve güneşli olan havanın, o gün sağanağa ve neredeyse 10 derece sıcaklık düşüşüne dönmesi bile bize engel olamadı.

Güzel bir açılış yaptık. Alanı gezdik, sonra da sevgili Fikret’in bahçesinde yorgunluk attık.

2 ay boyunca ziyarete açık kalacak işlerimiz, şimdi Arabacılar Meydanı’nı çepeçevre kuşatmış durumda.

Umuyor ve inanıyoruz ki, cesaretle açtığımız bu yol, bundan sonra çok sayıda sanatçı arkadaşımız için değerlendirilecek ve Büyükada’mız sanatla anılan bir meydana kavuşmuş olacak.

Sanatçılar ve işleri

Çalışmaya başlarken, tüm hazırlık sürecini belgelemek diye bir niyeti de dile getirmiş ve hep birlikte kabul etmiştik. Aşağıda bu belgelemenin bir bölümünü Adalı okurlarıyla paylaşmak istiyoruz.

Ayşem Ötük

Çiğdem Üçüncü

 

Ebru Akıncı

 

Fatma Sağ Tunçalp

 

Fikret Parlak

 

Gül Bolulu

 

Gülce Kuter

Metin Özkara

 

Sevgi Çekiç

 

Zeynep Soref

 

 

Son değişiklik Cuma, 04 Haziran 2021 10:15

Son ekleyen Gül Bolulu

Yorum yapmak için oturum açın